Featured Posts Slider

Image Slider

Kurban Bayramı Mesajları


Bilginin Penceresi olarak hepinizin Kurban Bayramını kutlarım . Hayırlı bayramlar dilerim.


Kestiğiniz kurbanlarınız makbul; Bayramınız Mübarek Olsun

Kurban Bayramınız mübarek olsun, tüm dertleriniz deva bulsun.

Kurban Bayramınızı en kalbi duygularımla tebrik eder; alem-i İslam’a, memleketimize, ailenize ve size hayırlar getirmesini Cenab-ı Mevladan niyaz ederim.

Kestiğiniz kurbanlar, sıratta burak; Allah katında makbul olsun İnşaallah… Bayramınız Mübarek Olsun!

Dünya Halleri - Serdar Kuzuloğlu


Serdar Kuzuloğlu blogunu kapatıyor. Gerçekten çok üzücü.
Dünya Halleri

Yaklaşık 5 yıldır dünyadaki gelişmeleri takip etmeye odaklanan Dünya Halleri sitesi, yayın hayatına bugün itibarıyla son veriyor.
Dünya Halleri yayın hayatına 2 Kasım 2014 tarihinde başladı. Bugün itibarıyla tam 1.739 gün olmuş. Bu siteyi hayata geçirirken amacım, her anlamda alabildiğine içine kapanan Türkiye’deki insanlara akıntısına kapılıp gittikleri gündemin yanısıra dünyada neler olup bittiğini aktarmaktı. Öte diyarlarda olup-biten, önem taşıyan ancak medyada kendine yeterince yer bulamayan; hatta bazen bahsi dahi geçmeyen konuları derlemek; ilham vermek, hayal kurdurmak istiyordum.

Hipnoz Nedir?


Hipnoz çok güçlü bir konsantrasyon seansından başka bir şey değildir. Hipnozla dikkat yeteneğinize hakim olabilecek fiziksel duygulara - örneğin kan dolaşımına - değinilir. O duyguların dışında her şeyi unutursunuz. Çevrenizi çok uzaktan algılarsınız. Böylesi bir bağ koparma günlük hayatta da yaşanır. Örneğin bütün dikkatinizi bir dosyanın incelenmesine verdiğinizde, aklınız çalışmanızın emrine girer. Bir böcek gelip sizi sokar ; farkına bile varmazsınız. Hipnoz durumundasınız, trans halindesiniz demektir bu. Bedensel yıkıma uğranılan dini törenlerde de karşılaşılır bu durumla. Beyin acı mesajını alamaz bir süre sonra.

Bilinçaltının engelleri bu hipnoz durumu sayesinde kaldırılır çünkü savunma hatları kuran bilinçaltı değil, bizzat bilincin kendisidir. Ama belirli bir konsantrasyona eriştiğinizde, artık mantık kapısını kullanmayız. Her şey hipnotizmacı ile kişinin bilinçaltı arasında özel bir ilişkiye dönüşür.

Bu şekilde eskiye gitmede bir sınır yoktur. Bebeklik günlerini yeniden yaşayan insanların sayısını bir bilseniz, şaşarsınız. Bebek gibi konuşmaya başlarlar. Bakışları tıpkı birkaç günlük bir bebek gibi dengesizdir. Daha eskiye gitmek bile mümkün. Çok somut anılar olabilir bunlar. Doğar doğmaz yüzmeye başlayan bebekleri bir düşünün. Yeni doğmuş bir bebeği suya yatırın, ilk refleksi ses tellerini kapatmak olacaktır. Bu refleks nereden geliyor sizce?

Hipnoz bir hatırlama yöntemidir. Sonuçta beyin büyük bir disk.

Marmara Depremi


Tüm yurdun yasa boğulduğu 17 Ağustos Marmara depreminin üstünden tam yirmi yıl geçti. Yirmi yıl önce bugün Türkiye en uzun 45 saniyesini yaşadı. Kimi uykuda yakalandı ölüme, kimi işyerinde, kimi yolda...

ELFİDA


Elfida ismi sonradan verilmiş bir isim. Adı Beyzanur kızımızın. 4 yaşlarındayken tanıştım bu kızımızla. Babası Murat Çelik bir emekçiydi. Kızın amansız hastalıkla mücadelesi için Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ne gidiyordum. Doktorlarla görüşüyordum. Detayları burada anlatmak istemiyorum ama çok uğraştık. Bir gün doktorların odasındaydım ve doktorlardan biri bana dedi ki: 'Haluk Bey, bu kızı gözden çıkartın.' Yanımda da müzisyen arkadaşım Emrah Aydoğdu var. Emrah, 'gözden çıkarılan kadın, anlamı Osmanlıca'da Elfida.' dedi. Belki tam birebir anlamı olmuyordu ama bir kavram olarak çok uyuyordu. Tabi biz birbirimize sarılıp ağladık. Gerçekten Beyzanur'u çok seviyordum.

Dostoyevski Kumarbaz


Ruslar bir rulet tutkunudur. Rulet oynamayan ya da ruleti bilmeyen Rus olmaz. Rulet tutkunu bir Rus'un bu oyuna nasıl bağlandığını ve ruletin hayatını nasıl şekillendirdiğini kahraman bakış açısıyla anlatıyor.

Kumar iki şekilde oynanır. Ya oynamayı bilmeyen düzenbazlar gibi kaybedince üzülürsünüz ya da bir centilmen gibi kaybetseniz de kazansanız da zevk için oynarsınız bu oyunu. Oyun size mutluluk ya da zevk vermez ama bu oyun sizi kendi içinde savaştırır. Bu öyle bir savaştır ki geçmişinizi unutursunuz ve bu savaşın ortasında sürüklenerek yanarsınız. Ve cebinizdeki son parayla küllerinizden doğarsınız. Kumar masaları kimileri için kaybetmedir kimileri için savaşmak.

Dostoyevski güzel bir kurguyla yazmış Kumarbazı. Aşktan da öte bir yaklaşımla kahramanın rüyalarını süslemiş. Rulet topuna olan tavrı ruleti sınıflara ayırmış. Ve bir insanın kumar oynamak için birçok nedeninin olduğunu açıklamış. Muhteşem bir kitap.
Kitaba puanım :7.9/10

Hakuna Matata Felsefesi


Hakuna Matata Svahili dilinde bir deyimdir. Bu deyim Zanzibar, Tanzanya ve Kenya'da yaygın olarak kullanılır. Hakuna Matata 'Hiç sorun yok' anlamına gelir.

Peyami Safa Dokuzuncu Hariciye Koğuşu


Peyami Safa'nın yazdığı Dokuzuncu Hariciye Koğuşu otobiyografik bir roman özelliği taşır. Peyami Safa'nın kendi çocukluğundan notlar olan kitapta ruh ve beden arasındaki ilişkiyi inceler. Ruh olağanüstü sonsuzluğa sahip olsa da beden ruhu kısıtladığı sürece ruh kendinden bağımsız davranamaz ve bir hapishaneye döner beden. 

Peyami Safa kendinden izler taşıyan bu kitabında, ıstırabın derinlerine inmeyi bir ilaç olarak göstermiştir. Ve büyük hayallerden alınan derslerde bir yaşam öyküsü saklı olduğunu belirtmiştir. 

Peyami Safa küçük yaşta birçok dertle uğramıştır. 9 yaşında geçirdiği kemik hastalığı bunlardan biridir. Yaşamında derin izler bırakan bu hastalığı kitabına da yansıtmıştır. 

Yazar, kitapta durağan bir bakış açısı ile bakmış. Romantizm unsurlarının hepsini yakıp geriye sadece şu sözleri söyleyerek bize hem bir mesaj vermiş hem de tüm eleştirilere rağmen bu kitabın öğüt amaçlı yazıldığını vurgulamıştır. 

"Istırabın derinlerine indikçe sevincimizi
kaybetmek korkusu kalmadığı için, yeni bir
sevinç başlıyor: 
Istırabın ilâcı ıstıraptır. "

BlogHocam Kimdir


BlogHocam, insanlara blogger hakkında bilgiler ve blogger için eklentiler paylaşıyor. Yüzlerce içerik, bir o kadar da HTML ve Javascript kodu sizleri bekliyor. Bloggerın muhteşem güzelliklerinden faydalanmak artık BlogHocamla çok kolay.

Amin Maalouf Semerkant


İran, sonsuz kültürü ve edebiyatıyla muhteşem bir ülke. Geçmişi modernlikten ziyade eşine az rastlanır bir kültürle süslü bir yazma gibi. Özgürlüğünü Hayyam rubailerinde bulan bir halk ve Hayyam'ın rubailerindeki anlamları ülkenin tarih kokan sokaklarında bulan şairler bir derinlik içinde.

Bir ülke geçmişiyle anılır. İran geçmişini anmak, zaman ister.

Dünyanın merkezinden bize sesleniyor Maalouf. Ömer Hayyam'ın hayatına değiniyor ve onun benzersiz rubailerine. Kimileri Hayyam'a dinsiz dese de onun rubaileri İran kültürünü ve baskıcı rejimi gösteriyor. Ölümsüz olmak hem Ömer Hayyam'ın hem de Nizamümülk 'ün hayaliydi. Bu iki kişinin kesişen hayatlarını iki farklı hikayeyle karıştırmış yazar . Muhteşem bir kurgu ve müthiş bir zekanın eseri. İran siyasetinin küçüklüğünü de kitabın sayfalarına zorla sıkıştırmış yazar .

Bu kitabı okuduktan sonra Hayyam Rubaileri'ni okumak şart. Bir tane de ben örnek vereyim.

Yaşam soluğumuzun kaynağını soruyorsun, 
Çok uzun bir hikayeyi özetlemek gerekirse;
Derim ki çıkmış ummanın derinliklerinden, 
Sonra umman yutuvermiş onu yeniden. 

Albert Camus Yabancı


Dünyanın nasıl olduğunun farkında olmayan biri çevreyi nasıl görür; duygulara yabancı, kişilere yabancı, annesinin cenazesinde ağlayamayacak kadar yabancı çünkü sevmeyi bilmiyor. İnsanı kendi hislerine ne döndürebilir?

Son ana kadar bekleyen kahramanımız kitabın sonunda mutluluğu fark ediyor. Bunu yabancı bir dille anlatmış yazar. Dünyaya 3. tekil bakmayı başarmış. Yazarlar kitap yazarken kişiliklerini bir kenara bırakıp yazarlar. Albert Camus da başkahramanın duygularını bir kenara koyup yazmış.

Geçmişte Tolstoy'un sorduğu soruya şimdi bu kitapla cevap veriyor. İnsanı insan yapan duyguları ve mutluluğu yakalamasıdır. Mutlaka okuyun.