Featured Posts Slider

Image Slider

Yankı


Gitsem kelimeler camda buğu yapar 

Üzülsem doğar çocuklar uğultu yapar

Keder bende yara yapar yüreğim yandığında ağrı

Yaşamak şaka yapar gülerim eskisinden daha fazla

Ölmek hem kör hem sağır yapar

Uyurum ayarsız

Bir delik bulur arkama bile bakmadan giderim apansız

Şiirim kafanda yankı, ıssız

Yemin-i Yaşam

 Sevgili Ruzname,

Hayatım üstüne yemin ederim ki sıradan bir insan olmayacağım. Diğer insanlar gibi yalnızca nefes alarak bu bedeni çürütmeyeceğim. Dünyaya meydan okuyan Fatih gibi, Eyyubi gibi, Süleyman gibi, Metehan gibi, Atilla gibi dünyaya sataşacağıma  değerlerim üzerine yemin ediyorum. 

Bu dünyayı geldiği baskı ve ideolojik rejimlerden arındırıp refah ve bereket dolu gayelerle çevrili hayatlar sunacağıma yemin ederim. Dünyayı hep daha iyi yapmak için çabaladım ve bunu yapacağım. Benim yahyalaştığım gibi diğer insanlar da yahyalaşacak. Ve bunun ardındaki her örnek o gün geldiğinde gelişime açık olmayan bedenleri dünya üzerinden silecektir. Hayat gayesi bencil bir beden üzerinde olan kişi gayesiz yaşamaktan kurtulamamıştır. Yıllar sonra insanı yaşat ki devlet yaşasın sözünü baz alarak hayatlar kurtarmaya çalışacağım. Ben ki 20 yaşına gelene kadar her fikri ayrıntılarıyla inceleme fırsatı bulup bugün tekrar doğan Yahya. Ben ki ismimle anılmak isteyen damarlarımdaki asil kandan kudreti bulan umutlar ümit edip ölü bir topraktan dirilen Yahya. Kitaba sımsıkı sarıl ve onu oku. Her yeni kitabı okuyacağıma ve fikir karmaşasında en doğru fikri sahipleneceğime yemin ederim. Dünyayı daha iyi yapmayan insan, insan değildir.

Boş Sayfa 2021/2

 Her şeyin gittiği yorgunluklar adasından yazılan bir dağa sürüyorum limanı. Güzel diye çıktığım bu yuvadan yolu kırık bedenlerle ayrılıyorum. Belki faydası yoktu dolu beynin bir insana neferden başka nefes gibi şanlı bir şeyse. Belki anladığımdan daha kısasını anlattığımdandır. Buna yakarırken an be an. Kıvrım kıvrım kıvrılıyorken belki de benim şu acizliğim daha bi yoruyor sanki. Bir şeyler başarma isteğinden daha fazlasını gerçekleştiremezken bile çok fazla oyun kaybettim hep ve kendimi ısrarı olmayan yuvalara hapsettim belki de. Sayfalar sayfalar döküldü ellerimden ve hayalin peşinden koşarken öğrenme yaşım gidiyor ellerimden. Bu ne denli cesaretli ellerdir ki sanki son 6 yılıma girmiş yaşım. Ve belki de bu yazılan sayfalardan daha hızlı geçiyordur ki hayat tahminlerim daha da kendini belli ediyor sanki. Ey kıymetsiz sevgisiz aç kalmış halktan yana yoksulluğum, ey gözleri kıymetsiz neferden solmuş mahkumluğum. Bir zamanlar kahraman bir mahkuma belki inanırdım da ne kadar sürede kaybettim bu hayatı. Çok garip şey ağlamak anne. Çok garip şey gecenin bir yarısı gelen mesaj silsilelerinde bir bir boğulmak. Soğuk bir havuzun kollarına bırakmak gibi sanki kendini. Ellerine bıraktım sanki kendimi ellerine. Soğuk duygular arasında yeteneğimi kaybederken düştüm yokuşlardan ne kadar iyi olduğumu unuttum belki de. Ne garip şey böyle delice ağlamak anne. Buğusu gece dağıtan şarkılar dinlerken onu yazan dağılmış sanatçılar tanımak ne garip şey. Yaparken şiirlerde garip akımı bir neşe ile kahkahayla boğulurken bir adım daha koşarak ayrılmak kahkaha evlerinden. Şuh gülüşlü kadınlardan aydım ne kadar yakışıklı olduğumu. Oysa yaşamak bu hayatı bir geceden farksız karanlıklarda yoluna girdim kendimin.

Saz ağlama yine de hareketsiz. Piyano hakaret ediyor sanki geçmişine alaysız piyano. Özür dilemeyen saza bakan piyano. Bir siyah eriyor parmaklarına beyazın. Kar yağıyor üstüne tahta sazın. Saz niye ağlamadın öylesine kederli piyano gibi tiz ve titiz. Temiz bir tuş hayat basıyor ve ben de kelimelere basıyor gibi daktiloda şarkıyı hareketlendiriyorum ritimle. Benim kalp ritmim ve karnım isyan ediyor iştahını fazla kaçırmış soğumuş ısıtılmış yemeklerden. Müziksiz daha iyi yazıyorumdur belki. Kim olduğumu nereden geldiğimi ve bunu okuyanların kim olduğunu bilmiyorum. Ne kadar garipmiş garip. 

Böylesine böyle ve belki de uzaklaşan kıyılar içinden iç anadolu düşüyor ellerime. ve anlıyorum aşk batıdan doğuyor ve aşk aslında hiçbir zaman var olmuyor. aşk filolopi bebeğim. aşk büyük saygısızlık etti.

Kusur Dolu Hayvanı mı Yaşatacaksın?

 

 

Ağrısından durulmayan hayat migrenim

Öldürmüş bugün beni koynuna koymuş iğrendim

Yaşamak şakayla karışmış umudum törpülenmiş

Arkadaşlıklar kurulu bir hikayeye masaldan farksız kötülük

Uçmak kolaydı önceden şimdi uçmak ölüm gibi ani

Elinde yabancı bir müzik

Haydi söyleyelim

DEĞİLSEM DEĞİLİM ÖYLEYSEM BİLİRİM

Kurul 2 Tıp Fakültesi

Kurul 2 

Ökaryotlarda Gen Regülasyonu

 FOTONUN ÜSTÜNE TIKLARSANIZ NETLEŞİR. AŞAĞİDAN YUKARIYA DOĞRU OKUYUN.