Featured Posts Slider

Image Slider

Boş Sayfa

 Dağın sessiz ve sakin yamacının karşısında yalnızca birkaç adım atabiliyorum. Gürültüsüz ve essiz bir nefes gibi bir yığılmayla dağ yamacı boyunca özgürlüğü hissetmiş kaplanın masumiyeti kadar yıkık ve darmadağın. Hikayeye başlanılan bir karakteri şekillendirmek gerekiyor. Siyah koyu bir tişört ve altında bir kot pantolonla sanki bambaşka bir kişilik oluşturmuş dünyayı unutmuş sisli bir yaz havasını yaşıyor kahramanımız. Hikaye burada bitmiyor ve yapılan her yanlışın altı başka bir yanlışla kapatılıyor. Biliyoruz ki ve bilmelisiniz ki beyin denilen yapı kendini sürekli hapsediyor. Bugün beyninin en yoğun döneminin dinamizmini başka bir gün farklı kalıplara sokup ayrı yağmurlar altında sıkıştırabilirsin. Ne kadar şanssız da olsan kendi şansını tanrının izin verdiği kadar yaratabilirsin. Bu da seni bir kukladan öteye süremez. Ülkeni milletini ve süregelen tüm varlıklar içinde en önemlisi de hissiyatını kaybettiğin vakit yani bir kez koparılan bu ihtiyaç belki de hapis tutulan beyninin bir katili olur da çıkar karşına. Bunu bizden başka kimse henüz öğrenmedi ama her öğrenen farklı metodlarla önem verdiği oranda sana benziyor. Evrende senden milyonlarcası var yani ruhunun parçalarından bir ünite kadar koyu bir mürekkep yığını. Bu ruh haline ulaşmak çaba ve çeşitli deformasyonlarla sağlanır. Ulaşıldığı kainat içinde farklı evren kapasiteleri içinde bir grup insanın uydurmasına dalar ve yalnızca kendi sesini dinlemeye vakit ayırır insan. Hazır roman ve şiir kalıpları da vardır bu yalnızca insan şifreleridir. Bu şifreyi bir tanrı bir duygu ve o anki yaratılış gerçekleştirebilir. Kim olduğunu herkes soruyor. Kim olduğunu önceki metinlerimde ben de sordum. Bilmene gerek yok eğer yeterince güvenirsen bana belki bir gün bir kaliteyi anlayabilirsin. Sana bir kapı açacak kadar ben güvenmiyorum şimdilik aramızdaki bu fark ile ilerleyeceğim.

Betimleme yapmadan dolaylı olarak maddelerden devam etmeye karar verdiğim vakit tam olarak aradığım şeyi bulamamış ve bu huzurun eşliğinde dolanıp duruyordum. Bir sürü şeyi benden daha iyi yaptıklarının farkındaydım. Bunu onlar kadar ben de yapabilirdim ama materyalim ve güvenim kalmamıştı. Bugün o güveni zar zor yeniden kazandım ve kaldığım yerden gördüğünüz kadar devam ediyorum. Beyaz yaratı evrenini hep beraber yarattığımızı hatırlıyorum ve birkaç sayfalık sıkkınlık ve bıkkınlık muhakemesinin ardından aslında insanın ilk geldiği noktaya ulaşmaya çalışıyorum. En az senin kadar ben de insanlaşma çabaları sonucu ulaşılan son yılındayım. İnsan varlığı o hapis edilen beyinin süreçlerinden sonraki odada sır gibi saklanılan motiflerin tekrarlarıdır. Bu motiflere yalnızca çok uğraşan ve çocukluk ergenlik ve yetişkinlik süreçlerini tam olarak doldurmuş insan ulaşabilir. Tekrar eden duygular evrenin oluşum şekillerinden izler taşır. Tek bir noktadan patlayan teori ile uyuşmuş ve pek de yanılmamış bir karakter çizelgesi çizmiştir üstümüze. Dinlerin ilk oluştuğu zamandan bu zamana gelen kütüphanecilik içinde birçok tehlikeli dosyayı barındırır ve aksine bu insanlar için yararlı tüm toplu kompleks yapılar için zararlıdır. Buna özgürlük denilen rönesans yıllarında kalkınma biraz daha içine kapanmış ve bir kurtarıcının kütüphanede çürüyen bu mantığa bir dur demesini beklemektedir. İnsanlık buna dur demediği sürece yaşam örgüsü ve insanlık motifi yalnızca bir delinin ellerine bırakılmıştır. Bu yapıyı anlamak için işte her şeyin başladığı o gün ben de aklımı yitirmiştim. Başta dediğim gibi size de tehlikeli geldi bu övgü.

Bu övgüye ulaşmaya hak etmek için ne yaptım bilmiyorum ama insanın kompleks yapısını bozduğumu basamaklı bir model ile bu ilişkiyi temellendirdiğimi hatırlıyorum. Bunun kütüphane sistemi içinde kaybolacağını ve insanların hüsrana uğrayacağının farkındayım. Belki baştaki kaderi elinde tutan o bir kişi her şeyi gün yüzüne çıkarabilir. 

1. Başlanılan gün her şey yerli yerinde durur aslında yıkılan şey düşünülen şeyin bir modellemesi ve kurgusudur.

2. İnsanlar bu bilmedikleri karmaşayı algıladıkları an gibi berrak görmek istedi ama göremediği her şey için bir korku üretti. Bu korku duyguları başka duygular eşliğinde saçılıp birbirine dönüşerek her şeye şahit olan beyinin parçalarını oluşturdu.

3. İnsan nefessiz bir varlıktı ona nefes veren yukarıda bahsettiğim övgüdür. Bu nefes ise yalnızca tasarıdan oluşur derinliklerine indikçe elektriksel ve kimyasal değişim haricinde kodlarla işleyen bir yazılımdan başka bir şey bulamazsınız.

4. Perspektiflik kişiye özgü bir simetridir. Her insanın evrenden topladığı duygu yığılımları içinde bir perspektif sinamatografisidir.

5. Her ideoloji peşinden sizi de sürükler. Uzak durulmayan düşünce kümesi aslında sizsiniz.

Süreç

Tekrarlar şikayetlerden oluştu

Her ağlayış sirayetlerden

Bir gün uyanacağına inandı insan

Yanacağı hayaliyle ölümü ümitledi

Bilinmezlik dinletisinde kırıldı kolu

Bulamadı bir çıkış yolu 

Soluğu senden ayrı almadı dünya

Elbet yaşananlar arkada hülya

İnsan Hata Yapmaz



Her ihtimali denemiştim ve her ihtimalin sonunda gerçek hayatı yaşıyordum. Gerçek hayat alternatif hayata göre daha kolaydı. Birçok parçayı hayata göre daha kolay koyup daha kolay öğreniyordum. İçimde bilinmez bir öfke vardı. Birçok yıkılışın sonunda biliyordum.


Alternatif hayat neydi biliyordum. Gerçek hayata karşı bir önlem alıp tepkilerimizi değiştirmeliydik. Üzen şeyin acısına rağmen sevindiğimiz an belki de hiç var olmayan bir şaşkınlığı gördüm. Biliyordum ki artık kimse beni durduramazdı. Hep yeniden uyanıyordum. Daima mutluydum. Hiçbir şey beni üzemiyor ,sinirlendiğim zaman alternatif hayatta farklı biri oluyordum. Çok fazla evim çok fazla arabam vardı ama kimse inanmamaya başladı. Alternatif hayatı yaşatmaya korkan insanlar bimarhane denilen bir savaş icat etti. Korktukları şey bilmedikleri bu dünyaydı. Deliler şizofrenler ve hasta dedikleri birçok insan aslında görünmeyen evreni keşfettiler. Görünmeyen ve sizin ulaşamadığınız bir hayal evreni vardı. Şizofrenin var dediği şeye siz görmediğiniz için yok diyemezdiniz. Ya da birçok vakada buna benzer olaylar yaşandı. Alternatif hayata geçmek için bu dünyadan vazgeçmeniz ve bu dünyanın veremediği şeyi silmeniz gerekti. Bunu başardığınız zaman da gerçek dünyaya dönemezdiniz. İkisi arasında yaşayan bazı insanlar gerçek hayata bir saldırı başlatmışlardı. Çünkü istedikleri zaman hayata tekrar uyandılar.


Bunu başarmak çok zordu biliyordum. Alternatif hayatta var olan ve gerçekmiş gibi görünen şeyler vardı. Bunun varlığını gerçek insanlar ispatladı ama ne yazık ki alternatif evrene geçmek için yok olmayı beklediler. Biz ise henüz gerçek iken alternatifi yaşıyorduk. Bana ulaşmanız için bir aynaya ihtiyacınız olacak. Kendinizi ve gerçek dünyada her ne iseniz unutun ve aynaya kendinizi bırakın. Sizin cesaretiniz bir kapı açacak aynaya. O kapıya ulaşan biriyseniz alternatifler artık size görünecek ama eğer kapıdan girerseniz bir daha gerçek dünyaya dönemezsiniz. Alternatiflerin kurucusu bir şans verdi ve bu şansı tek sefer mi yoksa çok sefer mi deniyoruz bilmiyorum. Aslında gerçeklerden geri gelen var mı o da muamma. Belki de dikkatli olmanız gereken şey o dünyada bir histir. Sizi gerçekleştiriyor. Sesi duyuyorsunuz. Kavuşuyorsunuz ama başka bir hayali yaşamak çok geç oluyor. Normal insan ve gerçek insan sınırında irade ve bazı ideolojiler var. Bunlara dikkat etmelisiniz çünkü bu ideolojileri ve dinleri de alternatif insanlar yaptı. Gülünç geliyor ama bu da alternatif dünyaya bir giriş kapısı. Birçok giriş kapısı var. Zayıf insanlardan bazıları yalnızca gerçeği bazıları yalnızca alternatifi yaşıyor. Hiçbir fikre kapılmadan kendi alternatiflerini izleyerek yeni evrenler var eden çok az insan var. İnanması güç ama bilinmesi kolay. Uzak durulması gerekeni anlayın. Müdafa edeni yaralayın. İnsana kırgın bir üzüntüden başlayın. Bu alternatifi nasıl kontrol edeceğinizi anlatacağım. Gerçek bir insana gerçek dünyada ulaşamadığı bir nesneden ulaşın. Örneğin Ferhat aşka, Hitler güce, Newton din ideolojisine, Einstein doğanın sırrına, Sadık Hidayet edebiyata ( Alternatif bağımlısı bir gerçek)... 

Nesnenin önemini kavrayın kavratın. Ağlamasına izin verin. Daha çok yaralayın. Beyinde bir yıkım oluşturun. Yorulduğu zaman onu serbest bırakın. Artık eskisi gibi olamayacak. Sürekli kanayan bir alternatif var kalbinde. Gerçeklikten kopmadığı sürece hayatı ve alternatifi yaşıyor.


Bunları artık biliyorsunuz. Edebiyatta her kurgu bir gerçektir unutmayın.

Yaz Okumalarım

 Erken Kaybedenler Emrah Serbes 

Erkek çocuklarının yaşadığı kırıklıkları görüyoruz. Neler etki ediyor hayatımızda, hayatın yükü omzumuza nasıl çöküyor, basit dertler bize nasıl büyüyerek  geri dönüyor? Bir zamanlar çocuktuk 17 yaşından bakıyorduk dünyaya ama büyüdükçe belki de bu bakış açısı değişmedi ama daha sabit bir hal aldı. Emrah Serbes hikayelerden oluşan bu kitabında oldukça yüzeysel ve yalın bir dil kullanmış. Acemice yazılan bu kitapta değerli olan konu ve olaylar. Yazar da bunu fark ettiği için çok önemsememiş yazım tarzını. Kitaba puanım 5.4/10



Thomas More Ütopia 


Raphael daha önce gitmediği bir ülkeye gider ve bu ülke diğer ülkelerden farklı olarak eşitlik adalet ve mükemmel bir uyumla yönetiliyor. Ulusların en iyisi ve moderni bulunuyor Ütopya'da. Platon Devlete benzeyen bu kitap dil ve anlatım olarak derin ve felsefi bir dille gerçekte var olmuş sayıyor bu düzeni. Arkadaşlarıyla diyaloglarından oluşan bu kitap hafife alınacak bir kitap değil. Kitabın tek eksiği anlattığı Ütopyanın Rusya'da ve birçok ülkede başarısız olmuş olması ama karanlık çağa ışık tutmuş Rönesansı yaratan bir kitaptan bahsediyoruz. Kitaba puanım 8.9/10



Franz Kafka Amerika 

Amerikanın fırsatlar ülkesi olduğunu hayal ederken bir fırsatlar ülkesi bulamamış aksine şiddet haksızlık ve yolsuzluk memleketi olduğunu anlayan Karl Rossmanın hayatını anlatıyor. 16 yaşında Karl Avrupa'dan Amerikaya yola çıkıyor. Senatör dayısının yanına gidip Amerikada rahat etmeyi hayal ederken başına gelmeyen talihsizlik kalmıyor. Dayısı yıllar önce fakir gidip orada zengin olmuştu oysa. Hikaye kitabın başındaki özgürlük heykelinin elindeki kılıçtan anlaşılmıyor mu? Emperyalizmin başkenti. Çalınan bavulunun bulunmasının sebebi de senatör yeğeni olması değil mi? Franz Kafka'nın hayallerinden betimlenen Amerika, bu kitapta tüm gerçeğiyle karşımızda. Olay örgüsü çok yavan ve sade kitabın tek eksiği bu bana göre. Kitaba puanım 7.1/10



Canan Tan İz 

İftiralarla dolu bir 2. evlilik ve çok başarılı bir avukatın intiharı. İntiharı çözmeye çalışan kızı annesinin tüm ısrarlarına rağmen intiharı çözebilecek mi? İntihara yoksa iki büyük aile mi sebep oldu? Bana göre piyasa kitabı olan bu kitap, basit ve ardında bolca günlük dil kullanmış Canan Tan'ın ilk kitaplarından. Sürükleyici ve heyecanlı bir aksiyonun içinde buluveriyorsunuz kendinizi. Vedat ve Verdayı birbirinden ayıran bu acıklı hikaye yüreğe dokunuyor. Okuduğunuza pişman olmayacağınız bir solukta okuyacağınız kitaplardan. Alternatif Kitaba puanım 6.5/10


İskender Pala Katrei Matem

Deli sanıldığı kadar deli olmayabilir. Birçok akıllı da görülenin aksine delidir. Acı birçok insanı dibe sürükler önemli olan bu dipten seni çıkaracak başka bir amaç edinmek.

Kara Mehmet, Şehzade Ahmet ve Hoca Selman nasıl aynı kişi olabilir? Güzel kurgulanmış bir cinayet nasıl seri cinayetlere dönüşebilir? Patrona Halil İsyanının arkasında neden Osmanlı Hanedanı var? Pasarofçadan sonra Osmanlı nasıl bir buhranla karşılaştı? Birçok soruyu ele almış İskender Pala. Divan bilgisini kitabın içine katıp üslubuyla harmanlaması kitabı gerçeğe bir adım daha yaklaştırmış. Harika bir kitap özellikle Çöküş dönemi Osmanlıyı anlamak için. Hanedanın şaraplar içinde kadınlarla oynaşması ve bugünkü tarihçilerin bunlardan utanıp saklaması dönemi biraz buğulu gösteriyor ama o dönem alt tabakanın hâli ve yolsuzlukları ile 21. yy  Anadolu biraz uyuşuyor gibi. Açıkça ve iğneleyici bir üslup ile 3. Ahmeti ve Damat İbrahimi eleştirmiş Pala. İbrahimin neden asılmayı hak ettiğini de açıklamış. Kitabı okuduğunuz an her devletin bir karakteri olduğunu bu karakterin millet değişmediği sürece baki kaldığını anlayacaksınız. Harika bir tarih ve polisiye romanı. Keşke her kitap bu kadar etkileyici olsa. Kitaba Puanım 8.1/10





Başkaldırıyorum


Bilinmez bir yalnızlığı ortaya attım ya yüreğim. 

Protest yüreğimi kırdılar, gözlerimi bıçakla sildim.

Kimi nereli olduğumu bilmezdi

Paristen Türkiye'ye sokaklandım

Sakalım koptu kopacak

Seni sevmek mi ne kadar komik

Ekimi bastırana kadar elimi lime lime savurdum sonbaharda

Yağdı yağmur alın terindem

Sesim romantizm Paris ölümüydü

Sokağında ezgisiz şiir lordu

Gönlümde sevinçten bir ordu

Bağırsam da dişlerim sıkıştı kan aşkında kırık

Gülümseme özümseyerek müziğe dondu sanki

Aralık kapıya geldi yavaş yavaş

Anlayan bir tek o andı

Kayaya yazdığım şiirlerimi

Taşlara sardım

Çok uzak bir hayale yetiştim

Toplum itişti

Biz çoktan bitmiştik

Ruhu Feda

Mahur bir beste akıyor armut ağacının altında 

Asel kıvamında bir aşk hikayesi 

Gelip geçiyor günler birer birer 

Tutam tutam bir heyecan 

Yıkık bir duvar sıvası bizimkisi 

Belli yaşlardan belli hikayelerle 

Simsiyah bir gece koyusu sanki 

Mevsimi olmamış 

Asel balı ağaçtan 

Neden Nermin Mehmet Çekiç Anadolu Lisesi

 



NMCAAL Şenliklerinden bildiğiniz gibi ismi duyulmuş kaliteli liselerden biridir Nermin Mehmet Çekiç Anadolu Lisesi. Taban puanı 419 yüzdelik dilimi 4.8dir. Üniversite başarısı yüksek bir okuldur. Bizim okulla Atatürk Lisesi ile sürekli etkileşimde olduğu için öğrencilerinden de biliyorum hepsi başarılı ve zeki insanlar. Son 1 yılda nitelikli okul bünyesine katıldı 2 3 yıldır okulu rezil ettiler ama güvenebilirsiniz öğretmen kadrosu hâlâ aynı. Ayrıca eski mezunlarından da çok iyi yerlere gelen tanıdıklarım var. Ve bu arada şunu unutmayın ki liseler sadece reklam amaçlıdır asıl başarıyı kazanan sizlersiniz. Sporla ilgilenenler için harika bir basketbol takımı var Nermin Mehmet Çekiç Anadolu Lisesinin. Okul binası o kadar büyük değil ama 4 yılı bu lisede harcayacağınızı düşünürsek bina o kadar da kötü değil. Puanım yaklaşık olarak 5 6 üstünde ya da altında olsa kesinlikle bu liseyi tercih ederdim. Tercih döneminde başarılar dilerim.


Üniversite Başarısı


2018-2019 EĞİTİM ÖĞRETİM YILINDA TM TÜRKİYE 197. VE SOSYAL TÜRKİYE 80. Sİ. 2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI MF 1"de bir öğrencimiz Türkiye 190.´sı MF 2"de bir öğrencimiz Türkiye 146.´sı MF 3"de bir öğrencimiz Türkiye 131.´si MF 4"de bir öğrencimiz Türkiye 169.´su MF 4"de bir öğrencimiz Türkiye 195.´si MF 1´de ilk 20.000 de 43 öğrenci MF 2´de ilk 20.000 de 45 öğrenci MF 3´de ilk 20.000 de 48 öğrenci MF 4´de ilk 20.000 de 38 öğrenci TM 1´de ilk 20.000 de 37 öğrenci TM 2´de ilk 20.000 de 37 öğrenci TM 3´de ilk 20.000 de 33 öğrenci


2015-2016: 206 mezun -145 kazanan Oran: %70 2014-2015: 135 mezun -90 kazanan Oran: %70 2013-2014: 175 mezun -124 kazanan Oran: %71

Öğrenci Gözüyle

hayatimin en unutulmaz yedi yilini geçirdiğim,koridorlarinda büyüdüğüm, dördüncü yilina girdiğim üniversite hayatim boyunca her gün tekrar tekrar o kazınmış siralarina geri dönmek istediğim muhteşem okul.

resmi kayitlarda adi nermin-mehmet çekiç anadolu lisesi olmakla beraber, bizim gibi okulla duygusal bağ kurmuş "yedi yilliklarin" kesinlikle -ve özellikle- bu adı kullanmayi reddettiği; her adi geçtiğinde yüzünde özlem dolu bir gülümsemeyle bahsettiği ve dışardan bakanlara, bir okulun öğrencileri tarafından en fazla ne kadar sevilebileceğini kanıtlayan yer.

rutinleşmiş pazartesi sabahi kılık-kıyafet kontrolleri sirasinda arka bahçedeki bodrum kati penceresinden dayinin da yardimiyla içeri atlayan kizlar görmek mümkündür.hele bir de o dayinin bir yerinizi incitmeyin diye sandalye getirdikten sonra arkasini dönüp size bakmamasi vardir ki; insanin her seferinde içi burkulur.

tenefüslerde koridor başlarindaki kaloriferlere yaslanip; gelip geçenin dedikodusunu yapmak en eğlenceli aktivitedir ama çoğu zaman bu keyif,müdür başyardimcisi fatma yeşilyurtun (nam-i diyar fosil) :
"kiziiiiiiiiiiiim saçını toplaaaaaa" nidalariyla son bulur!

yemekhanesi ve kantini asla güzel olmamıştır ve olamayacaktir.ama buna rağmen öğle tatillerinde önlerinde uzun kuyruklar oluştuğundan; çoğu zaman, osmanbey çarşısı'ndaki kebapçı ve ata ekmeğine salam-kaşar yapan amcanin marketine kaçılır,yok kaçılamıyorsa mevcut siranin yanina itinayla yandan sira yapilir.

rahat ders çalışsınlar diye lise son siniflara ayrilan en üst katta; yer yer uzun eşek oynayan, müzik dinleyip;göbek atan öğrencilere rastlamak mümkündür,sorgulamayip eğlenceye katilmak adettendir,katilmayan eşektir.

okurken değerini bilemediğin o pembe koridorlarda geçirilen yedi yilda -farkinda bile olmadan- çok sağlam dostluklar kurulur ve bu bağlar o denli kuvvetlidir ki; o insanlar sizin için artik yalnizca dost değil, birer aile olur...

Son


Yoğun bir zamana aşklaştım ve boşluktan savruk

Tanrının izdüşümüne gölgemi kazıdım

Ve af dilerken bir soğuklukta

Ellerime kanadım

Geceleyin giyotinler çaldı yıldızlarımı

Boğazıma dayanarak parlak alevi güneşi kandırdı

Cebrailin kanatlarından yağdı dünyaya içim

Peygamber soyundan bir hızla okudum seni

Ama yine de ulaşamadım yaradılışına

Herkesten biraz farklıydı dudakların

Görünmezde öperdi beni

Ve sevmeyi acıya kanıtlardık

Urganın ucundan sallanırdı avuçların

Ellerime düşerdi yaldızlı gözlerin ruhunu emanet ettiğim bedenime

Ne yazık ki tanımadım özlemi

Bedenimi tanrının içine sakladım

Seni onda aradım kaybettim

Aradığım tüm labirentler bir uçurumun dibinde bitti

Sen de benim gibi bittin 

Masal adasına uğurladım  vehmimi

Cadılar, iki ruhun peşinden ağıt yakarken

Zamana karıştık teker teker

Ö. Özkoca


Blog Nedir ve Ne Zaman Bu Serüven Başladı?

 Blog Nedir ve Ne Zaman Bu Serüven Başladı? 



Blogger 1999′da yayına başlamasına rağmen Jason Kottke 28 Mart 1998 de ilk yazıyı yazıyor. Bloğunda yeni trendleri yazıyor, videolarını paylaşıyor. 1999 yılında yazdığı bir kaç bloğu okuyabildim şöyle bir göz gezdirince ilk başlarda kendisinin de ne yaptığının çok farkında olmadığı anlaşılıyor.


Sitesinde yazdığı ilk yazıyı hem incelemek isteyenler hemde kaynak olsun diye (Türkçe hiçbir site ve yerde kendisine dair birşey yok) paylaşıyorum. 


KOTTKE.ORG tarihte ilk blog. 


Sitesini incelemek isteyenler; https://kottke.org/'u ziyaret edebilir. Kimdir bu adam bakmak isteyenler; Jason Kottke linklerine bakabilirler.


İLK BLOG YAZISI 


Justin Hall, 1994 yılında ilk blog yazısını yayınladı. Links.net üzerinden yayınlamaya başladığı yazılarda ise öğrencisi olduğu Swarthmore Collage’daki okul hayatından bahsediyordu. Bu platformda yalnızca yazılarını paylaşmakla kalmıyor, aynı zamanda internette rastlamış olduğu ve beğendiği web sitelerinden de alıntılar yapıyordu. Justin’den sonra başka birçok insan kişisel hayatlarını paylaştığı bloglar açmaya başladı. Hepsi kişisel içeriklere sahip olan bu sayfalar bir bakıma “günlük” görevi görüyordu demek yanlış olmaz. Ancak ilk kez 1997 yıılında Jorn Barger sayesinde “Weblog” terimi dijital dünyada yeni bir şeyin varlığını tam olarak tanımlamaya olanak tanıdı.


 


Kişisellikten Kurumsallığa Doğru


 


Anlaşıldığı gibi bloglar kişisel birer girişim olarak ortaya çıktı. Bu platformların tanınması ve kullanılmaya başlanması önce bireyler tarafından gerçekleştirildi. Ancak bireysel olan her başarılı gibi kurumsal bir çizginin de dokunuşlarını görmek mümkün olmaya başladı. İnsanların tek tek kişileri takip edebiliyor olması markaların ve kurumların da dikkatini çekmeye başladı. Özellikle yazdıklarını ve paylaştıklarını devamlı takip ettirebilen ve Influencer çatısı altında var olan Bloggerlar ile birlikte çeşitli blog stratejileri de oluşmaya başladı. Peki, markalar için gerçekten blogların önemi nedir?


 


Bloglar Size Ne Kazandırır?


 


Bu sorunun pek çok cevabı var ama en çarpıcı rakamla cevaplayalım; Tech Client’in istatistiklerine göre blog sahibi olan markaların Google’da üst sıralarda yer alma ihtimali, blogu olmayan markalara göre %434 daha fazla. Bu makro olasılık farkının bir diğer sebebi de insanların bloglara güven duyuyor olması. Blog sayesinde içerik pazarlaması yaparken çok daha geniş çapta bir alan kazanmış olmanız markanızın hedef kitlesine, onların sorunları ve ilgi alanlarına yönelmenize olanak sağlar. Ayrıca rakiplerinizden sizi ayıran nitelikler için de adeta bir vitrin görevi görür.


 


Blogların dijital kazanımları da marka için oldukça yüksek oranda. Çünkü Google’ın üst sıralarında yer almak demek bugünkü internet kullanıcı alışkanlıklarını da uyum sağlamak demek. Bugün kullanıcıların %75’i Google aramalarında sayfanın aşağılarına kadar inmiyor. Üst sıralardaki linklerden fazlasına göz atma gereği duymuyor. İyi bir SEO çalışması, doğru anahtar kelime planması ve hedefleme gibi konulardaki stratejilerinizi blog ile desteklemek sizi Google ve diğer arama motorlarında üst sıralara taşır ve bu sayede web sitenize daha çok trafik çekmek mümkün olur.


 


Bloglar, markaların sosyal medya hesaplarındaki içerik planlamalarına da entegre olabilir. Çok daha ciddi ve açıklayıcı uzun metinlere sosyal medyada yer verilemiyor. Mecraların dinamiği ve kullanıcı alışkanlıkları sosyal medyada uzun metinler paylaşılmasına izin vermiyor. Ancak kısacık metinlerle hedef kitlesini her şeyi detaylıca açıkladığınız blog yazılarına yönlendirebilirsiniz. Bu sayede hem sosyal medyanın kısıtlı içerikleri ile sınırlı kalmaz hem marka, ürün ya da hizmetlerinizi kapsamlıca açıklar hem de web sitenize trafik sağlarsınız. Aslında blogların sağladığı faydalar bunlarla da sınırlı değil. Daha pek çok fayda sağlayacağınız bloglar yeni yıla girerken artık dijital pazarlama stratejilerinizde iyi bir rol oynamalı. Ne de olsa 1994 yılında bireysel paylaşımlar ile açılmış olan bu kanalın şimdi en büyük markalarda bile kullanılıyor olmasının bir sebebi var. 


BLOGDAN DÜNYAYA KİŞİSEL PLATFORMDAN ŞİRKETLEŞMEYE 



BLOGGER 




Güncel kayıtlı kullanıcı sayısı 2 milyonu aşkın olan Blogger sistemi kullanıcılarına ücretsiz olarak blog oluşturmayı sağlamaktadır. Herkesin web üzerindeki bilgilere katkıda bulunması amacıyla Pyra Labs tarafından kurulmuş olup daha sonra Google tarafından satın alınmıştır. Google'a ait olduğu için tamamı ile güvenilir olan bu sistem son derece kaliteli ve yaygın olarak kullanılmakta olan Blogger, internetteki ilk blog hizmet sağlayıcısıdır. Günde 18 milyon civarında tıklanma ile en çok ziyaret edilen ilk 10 ağ sitesinden birisidir. Türkçe dahil onlarca dil desteği ile birlikte hizmet vermektedir. Kullanıcılarına ''isim''.blogspot.com şeklinde ücretsiz alan adı tahsis etmektedir.Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi 20.10.2008 tarih ve 2008/2761 sayılı kararı gereği 24.10.2008 tarihinde saat 12:30'da erişime engellendi.[1] Daha sonra yasağın justin.tv sitesinin yayınladığı LigTV maçlarının bir blog üzerinden sunulmasından dolayı olduğu ortaya çıktı. Dört günlük yasak sonunda delil yetersizliğinden dolayı engelleme kaldırıldı.[2]


14.01.2011'de Blogger’a erişim Digiturk'ün yeni şikayeti ile Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin tarih ve 2011/156 D iş sayılı kararı ile tekrar engellendi. Mahkemenin bu yasağı kaldırılması sonrasında bloglarına ulaşmayı bekleyen blogger'lara 23 gün sonra siteye erişimin tamamen kapatıldığı yeniden açıkladı.


2011'de kapatıldığı tarihten itibaren Blogger'a girmek isteyenler kırmızı, 24 punto Verdana yazı karakteriyle ile yazılmış Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir. yazısı ile karşılaşıyor.


Blogger kullanıcıları bu konu ile ilgili olarak Digiturk hakkında suç duyurusunda bulundu.


Daha sonra, Diyarbakır Baş Savcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu 14.03.2011 tarihinde aldığı kararla Blogger'a erişimin engellenmesini kaldırdı.

WORDPRESS  




WordPress güçlü bir kişisel yayım platformudur ve internette bir yayımcı olarak kullanıcının tecrübesini mümkün olduğu kadar çekici hale getirmek için tasarlanmış özellikler ile gelmektedir. Özgürce dağıtımı yapılan, standart, hızlı, hafif ve kişisel ayarlarıyla ve tamamen istenilen özelliklere göre değiştirilebilir çekirdeğiyle bir yayım platformu sunmaktadır.


Bunun yanında her kullanıcı kendi ihtiyaçları ve kodlama bilgisi doğrultusunda temalar üretip kullanabilmektedir. Bu alanda WordPress, rakiplerine göre oldukça başarılı ve zengindir.


Wordpress'in en büyük özelliklerinden bir tanesi, çok iyi ve geniş kapsamlı dokümantasyona ve oldukça kalabalık ve kişilerin her türlü sorun ve sorularına cevap bulabileceği forumlarının ve kaynakların bulunmasıdır.


Bütün bunlara ek olarak, Wordpress üzerine geliştirilen çok sayıda eklenti kullanılarak hiçbir yazılım bilgisine sahip olunmadan çok hızlı bir şekilde sadece blog değil, e-ticaret veya sosyal medya platformu haline getirilebileceğidir. Buddypress 23 Ocak 2017 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. ve Woocommerce 23 Ocak 2017 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. bu tür eklentilere örnek olarak verilebilir. Bununla birlikte, genelde WordPress siteleri bir blog da içerir, bunun nedeni genellikle arama motoru optimizasyonudur.[2]


Wordpress temaları wordpress kullanıcıların siteleri için kullanabilecekleri hazır tasarımları / giydirmelerdir. Wordpress için sadece WordPress'in işlevsel sistemi değil, aynı zamanda temalar da geliştirilmektedir. Dolayısı ile wordpress'in alt yapısında kullanıcıya sunulan binlerce ücretsiz wordpress teması bulunur. Tabii bu tema üretimi sadece wordpress'in geliştiricileri tarafından değil, aynı zamanda dış kaynaklı olarak da yapılır ve bu üretimler de genellikle ücretli olarak kullanıcıya sunulur.


Temalar, kullanıcıların bir WordPress web sitesinin görünümünü ve işlevselliğini değiştirmelerine izin verir ve sitenin içeriğini değiştirmeden yüklenebilir. Her WordPress web sitesinde en az bir temanın bulunması ve her temanın yapısal PHP, HTML ve Stil Sayfaları (CSS) ile WordPress standartlarını kullanarak tasarlanması gerekir.


Temalar, doğrudan wordpress admin panelindeki WordPress "Görünüm" sekmesinden yükleme aracı kullanarak veya FTP ile yüklenebilir. Temalarda bulunan PHP, HTML ve CSS kodu, daha gelişmiş özellikler sağlamak için düzenlenebilir veya daha da ekleme yapılabilinir.


WordPress temaları genel olarak iki kategoriye, ücretsiz temalar ve ücretli temalar olarak sınıflandırılır. Tüm ücretsiz temalar WordPress tema dizininde listelenir ve ücretli temalar ise birçok tema yazılımı yapan firma ya da online pazar yerlerinden bireysel WordPress geliştiricilerinden satın alınabilir.


WordPress kullanıcıları, bunu yapacak bilgi ve beceriye sahip oldukları takdirde, kendi özel temalarını yaratabilir ve geliştirebilirler. WordPress kullanıcıları, yeterli tema geliştirme bilgisine sahip değillerse, ücretsiz ya da ücretli WordPress temaları indirebilir ve nerede ise hiçbir kodlama bilgisine sahip olmadan kullanabilirlerEklentiler Düzenle

WordPress'in eklentileri kullanıcıların bir wordpress sitesinin veya blogunun özelliklerini ve işlevselliğini genişletmelerini sağlar. WordPress 40.000'den fazla eklentiyi bünyesinde barındırır. Bunların her biri, kullanıcıların sitelerini kendi özel ihtiyaçlarına göre uyarlamasını sağlayan özel işlevler ve özellikler sunar.


Bu özelleştirmeler, arama motoru optimizasyonundan, üyelik sistemlerine, içerik yönetim sistemlerine gibi wordpress'e birçok ek özellik kazandırmaya kadar uzanır. Kullanılabilir tüm eklentiler yükseltmelerle daima aynı değildir ve sonuç olarak düzgün çalışmayabilir veya hiç çalışmayabilir.


TUMBLR



Tumblr, ABD menşeli sosyal ağ ve blog sitesidir. David Karp ve Marco Arment tarafından Şubat 2007'de kurulmuştur.[2] Kuruluşun ardından iki hafta içinde 75.000 kullanıcıya ulaşan site sırf ABD'de toplam 13.4 milyon kullanıcıya sahiptir. Tumblr'ın benzer türdeki diğer sitelerinden farkı, popüler sosyal paylaşım siteleriyle tam bir uyum içinde çalışıyor olmasıdır.[2]Beş yıllık süre boyunca reklamsız hizmet veren Tumblr'ın gelir kaynağının büyük kısmını özel temaların satışından alınan paylar ve gönderilerini öne çıkarmak isteyen kullanıcıların ödediği bir dolarlık ücret oluşturuyordu.[3] Site ilk büyük reklam kampanyasını anlaştığı spor giyim şirketi Adidas ile başlattı.[4]


Tumblr, 20 Mayıs 2013 tarihinde Yahoo! tarafından yaklaşık 1.1 milyar dolara satın alınmıştır.[5]


Hizmet kullanıcıların multimedya ve diğer içerikleri kısa bir form bloguna göndermelerine olanak tanıyor. Kullanıcılar diğer kullanıcıların bloglarını takip edebilir.[6] Blogcular bloglarını özelleştirebilirler. Blogcular için, web sitesinin özelliklerinin çoğuna bir "kontrol paneli" arayüzünden erişilir.


1 Nisan 2017 itibarıyla Tumblr 341.8 milyondan fazla bloga ev sahipliği yapıyor. Ocak 2016'dan itibaren, web sitesinde aylık 555 milyon ziyaretçi vardı


Tumblr 2015 senesinin en hızlı büyüyen sosyal ağı oldu. Facebook ve Instagram gibi sosyal medya sitelerini geride bırakan Tumblr, üye sayısını tam 45% oranında arttırdı. Global Web Index’in verilerine göre aktif kullanıcı sayısını 120% arttıran Tumblr, Facebook ve Instagram’ın önüne geçti.[7]Tumblr'ın geliştirilmesi, David Karp'ın yazılım danışmanlığı şirketi Davidville'deki sözleşmeler arasındaki iki haftalık boşlukta başladı (Karp'ın yapımcı/kuluçka makinesi Fred Seibert'in Frederator Stüdyolarıyla yaptığı eski stajyerinde yer aldı ve Tumblr'ın şu andaki karargahından bir blok ötedeydi).[8] Karp, bir süredir tumblelogs (Mikroblog - kısa biçimli bloglar) ile ilgileniyordu ve kurulu blog platformlarından birinin kendi dönebilecek platformunu sunmasını bekliyordu.[9]


Bir yıl bekledikten sonra kimsenin yapmadığı gibi, Karp ve geliştirici Marco Arment kendi dönme platformunda çalışmaya başladı. Tumblr Şubat 2007'de başlatıldı ve iki hafta içinde hizmet 75.000 kullanıcıya ulaştı. Arment, Instapaper'a odaklanmak için şirketi Eylül 2010'da terk etti.[10]


Haziran 2012'nin başında Tumblr, Adidas ile birlikte ilk büyük marka tanıtım kampanyasını gerçekleştirdi. Adidas resmi futbol Tumblr blogunu başlattı ve kullanıcı dolabında yerleşimler aldı. Bu lansman, Tumblr'ın sitesinde ücretli reklamcılığa doğru ilerleyeceğini duyurmasından sadece iki ay sonra gerçekleşti.


20 Mayıs 2013'te Yahoo! ve Tumblr'ın Yahoo! için Tomblr'u 1.1 milyar dolar nakit karşılığında satın alması konusunda anlaşmaya varıldığı açıklandı.[11][12] Tumblr'ın kullanıcılarının birçoğu bu haberlerden memnun değildi, bazıları da dilekçe başlatarak yaklaşık 170.000 imza elde etti. David Karp CEO olarak kaldı ve anlaşma 20 Haziran 2013'te sonuçlandırıldı.


WİXSİTE



Hiçbir ön bilgiye sahip olmadan herkesin kendini ifade edebilmesi ve online varlıklarını kurabilmesi için 190'dan fazla ülkede 150 milyon kullanıcıya birinci sınıf bir platformla destek veriyoruz. İster fotoğrafçı olun ister müzisyen, tasarımcı, küçük işletme sahibi, girişimci, gelin veya öğrenci olun… Wix’te kendinize profesyonel bir site kurmak ve işinizi yönetmek için gerekli olan tüm araç ve özellikleri bulabilirsiniz.



Sizi online ortamda başarıya ulaştırmak için sürekli olarak yeni araçlar geliştiriyoruz. Ascend by Wix, müşterilerinizle bağlantı kurmanız ve iş akışınızı otomatikleştirmeniz için size hepsi bir arada işletme çözümleri sunar. Wix Stores ile, ürünlerinizi online olarak satabilir ve güvenli ödeme alabilirsiniz. Wix SEO ile, Google gibi arama motorlarlarında kolayca bulunabilir ve Wix Logo Oluşturucu ile özel bir logo oluşturarak markanızı tanıtabilirsiniz. Wix Video Oluşturucu ile dakikalar içinde tanıtım videosu çekebilir, Wix Blog ile hikayenizi online topluluğunuzla paylaşabilirsiniz. Düzenlemeye açık yazılım geliştirme platformumuz Velo by Wix ile; sunucu olmadan, sorunsuz kodlamayla gelişmiş web uygulamaları oluşturabilirsiniz.



Sitenizi tasarlamanız ve yönetmeniz için size sunduğumuz bunlar gibi yüzlerce güçlü aracı keşfedin.Wix 3 kurucumuz olan Avishai Abrahami, Nadav Abrahami ve Giora Kaplan'ın buluşudur. Birçok parlak fikir gibi, bu fikir de kazara keşfedildi (kumsalda). Başka bir yeni fikrin temeli olarak bir web sitesi oluştururken, teknoloji meraklısı bu üçlü kısa süre içinde kendi web sitelerini oluşturmanın zor, sinir bozucu ve pahalı olduğunu anladı. Bu sancılı deneyim beyinlerinde şimşek çakmasına yol açtı! Kodlama, tasarım gibi becerilere veya herhangi bir ön bilgiye gerek kalmadan herkesin kendi web sitesini oluşturabileceği bir platform kurmaya karar verdiler. Üstelik herkesin kendine site kurma hakkı yani bu platform ücretsiz olmalıydı.!


 


2006 yılında, Wix’in doğması ile insanların web ortamında varlıklarını oluşturma yöntemi sonsuza dek değişti. 190 ülkede 150 milyondan fazla kullanıcısıyla Wix, online ortamda kendi varlığını oluşturmak isteyen herkese tam bir özgürlük ve sektör lideri araçlar sunuyor.Wix Menüyü Aç

Hiçbir ön bilgiye sahip olmadan herkesin kendini ifade edebilmesi ve online varlıklarını kurabilmesi için 190'dan fazla ülkede 150 milyon kullanıcıya birinci sınıf bir platformla destek veriyoruz. İster fotoğrafçı olun ister müzisyen, tasarımcı, küçük işletme sahibi, girişimci, gelin veya öğrenci olun… Wix’te kendinize profesyonel bir site kurmak ve işinizi yönetmek için gerekli olan tüm araç ve özellikleri bulabilirsiniz.



Sizi online ortamda başarıya ulaştırmak için sürekli olarak yeni araçlar geliştiriyoruz. Ascend by Wix, müşterilerinizle bağlantı kurmanız ve iş akışınızı otomatikleştirmeniz için size hepsi bir arada işletme çözümleri sunar. Wix Stores ile, ürünlerinizi online olarak satabilir ve güvenli ödeme alabilirsiniz. Wix SEO ile, Google gibi arama motorlarlarında kolayca bulunabilir ve Wix Logo Oluşturucu ile özel bir logo oluşturarak markanızı tanıtabilirsiniz. Wix Video Oluşturucu ile dakikalar içinde tanıtım videosu çekebilir, Wix Blog ile hikayenizi online topluluğunuzla paylaşabilirsiniz. Düzenlemeye açık yazılım geliştirme platformumuz Velo by Wix ile; sunucu olmadan, sorunsuz kodlamayla gelişmiş web uygulamaları oluşturabilirsiniz.



Sitenizi tasarlamanız ve yönetmeniz için size sunduğumuz bunlar gibi yüzlerce güçlü aracı keşfedin.


Doğru site kurma platformu ile her şey mümkün.

Online imajınızı profesyonel ve tam istediğiniz gibi oluşturun.

Yenilikçi teknolojimiz herkesin kendine kolayca; profesyonel, etkileyici ve işlevsel bir site kurmasını ve online ortama geçmesini kolaylaştırır. İster ilk defa bir site kuruyor olun ister bu konuda uzman olun, profesyonel bir site kurmak için ihtiyacınız olan tüm özellikleri ve çözümleri sunuyoruz. Yaratıcılığınızı serbest bırakın!



Küresel kullanıcı tabanımız, herkese açık yazılım geliştirme kitimiz ve benzersiz tasarım özelliklerimiz eşsiz bir ekosistem oluşturur. Ortaklarımız, yazılım geliştiriciler, web tasarımcıları ve online ortamın tüm profesyonelleri kendi uygulamalarını ve hizmetlerini Wix aracılığı ile milyonlara duyurabilirler.


İnternet Olması Gereken Yolda

Wix 3 kurucumuz olan Avishai Abrahami, Nadav Abrahami ve Giora Kaplan'ın buluşudur. Birçok parlak fikir gibi, bu fikir de kazara keşfedildi (kumsalda). Başka bir yeni fikrin temeli olarak bir web sitesi oluştururken, teknoloji meraklısı bu üçlü kısa süre içinde kendi web sitelerini oluşturmanın zor, sinir bozucu ve pahalı olduğunu anladı. Bu sancılı deneyim beyinlerinde şimşek çakmasına yol açtı! Kodlama, tasarım gibi becerilere veya herhangi bir ön bilgiye gerek kalmadan herkesin kendi web sitesini oluşturabileceği bir platform kurmaya karar verdiler. Üstelik herkesin kendine site kurma hakkı yani bu platform ücretsiz olmalıydı.!


 


2006 yılında, Wix’in doğması ile insanların web ortamında varlıklarını oluşturma yöntemi sonsuza dek değişti. 190 ülkede 150 milyondan fazla kullanıcısıyla Wix, online ortamda kendi varlığını oluşturmak isteyen herkese tam bir özgürlük ve sektör lideri araçlar sunuyor.


Ekibimizle Tanış



Site Oluşturmak İçin Lider Platform

Hakkımızda

Yönetim

2006

2009

2013

2015

2018

Kuruldu


1 Milyon Kullanıcı


NASDAQ'da İlk Halka Arz


Yeni Editör'e Geçildi


Ascend by Wix Yayınlandı


2008

2012

2014

2016

Flash Editör Yayınlandı


HTML5 Editör Yayınlandı


App Market Yayınlandı



50 Milyon Kullanıcı


Wix ADI Yayınlandı


2019

150 Milyon Kullanıcı


Velo by Wix Yayınlandı



Sayısı giderek artan, 3,200 kişilik muhteşem bir ekibiz.

İsrail

Tel Aviv

Beerşeba

Hayfa

New York

San Francisco

Miami

Los Angeles

Çalışma ortamımız gezegendeki en eşsiz yerlerden biridir. Israil, ABD, Litvanya, Almanya, Brezilya ve Ukrayna’daki ofislerimiz çok kültürlü bir ekibi (ve köpeklerini!) bir araya getirir. Herkesin kullanmaktan hoşlandığı ürünlere tutku, tecrübe ve yenilik getiririz. Sıkı bir pizza ve bira diyetiyle birlikte, bu ekip her yeni mücadelede kendi yaratıcılığını geride bırakıyor. Bize katılmak ister misin?


Sahte Hayatlar

 


Cevizlidere Caddesi  Bim Market Balgat ANKARA

Bir çocuk hüznünde her şey. Basit dertlerin dünyası bu. Basit sancılara kendimizi kapatıp ancak bunların arkasına sığınıyoruz oysa daha fazlası var hayatta. Daha fazla sorun ve dünyaya kendini ispatlayan daha fazla bir tüketim. Herkes sahte hayatlar yaşıyor o ıslak yapraklı ağaçların dibinde. Rutubet kokan modern apartmanlar birer mutsuzluk seremonisi ve biz bu seremoniyi dinlerken basit dertleri daha da ekiyoruz. Belki de kusurumuz da sadece budur. Okumak yazmak yaşamak onlarca basit duygu içinde anlamsız üzülüşler içinde herkesten saklanan o sır. Ama o kadar da önemli değil galiba sevgi. Belki de alt edilmesi gereken bu diyalog ve bu aciz sır bizimle beraber hayatı zehir ediyordur.


Her zamanki gibi lüks bir site. Apartmanın arka kapısından girerken aşağıda bekleyen yaşlı adam içindeki sevgisizlik acısıyla bekliyor. Biraz kendine bencil yaşlı adam. Biraz kendine yaşayan. Sigarasını yavaşça içine çekerken çılızlaşan kollarında da aynı tüketim ve titremeyle bekliyor. Apartmandan yukarı çıkıyorum. Zile basıyorum kimse açmıyor. Çaresiz bir duruşla gerçekleri biliyor artık yaşlı adam. Sevmiyorsa seni zorla sevdiremezsin. Belki ümidiyle yaşarsan sevgini diri tutarken kendini kandıramazsın.

Asabiyet Asaleti Doğurur

 Acıya en çok alıştım 

Sevinç gibi bir yaramazı daha çok isterken

Hangisi yakındaysa onu besledim 

Sonrasında çevremi yakıp yıkmışım

Bana bakan herkes kendini görmeye başladı