Çarşamba, Eylül 11, 2019

Ağaç Ev Sohbetleri # Son Yazım


Arkadaşlar üniversite sınavından dolayı bu yıl yeni yazı yayınlamayacağım bu benim bu yıl için son yazım. Anlayışınız için teşekkür ederim.

Taha Akkurt ve Edichar'ın düzenlediği Ağaç Evde bu haftaki soru İremcan'dan geliyor;

Doğamız giderek tehlike sinyalleri veriyor. Küresel ısınma ve çevre kirliliği en had safhada. Bunlar için geri dönüşüm, sıfır atık, daha az tüketim hatta poşetlerin paralı olması gibi önlemler alınıyor. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Geleceğimiz için daha yaşanılır bir dünyayı nasıl sağlayabiliriz?

Bence her şeyden önce insanın bilinçlenmesi gerekiyor. İnsan bilinçlenirse ve doğa dostu bir canlı olursa tüm bu önlemlere hiç gerek kalmaz. Ama insanın bilinçlenmesi biraz zor gibi gözüküyor. Bilinçlense bile küresel ısınmanın önüne bir türlü geçemiyoruz. Her yaz biraz daha sıcak oluyor.

Bence bu önlemleri uygulamak da yararlı. Poşet kullanımı azaldı gibi gözükse de hâlâ çevreye zarar veren binlerce insan var. Deodorant yerine bitkisel karışımlar kullanmak da küresel ısınmanın önüne geçebilir ya da toplu taşıma kullanmak. Sıfır atık projesi de çok güzel bir proje. 

Dünyamız bizim yaşam alanımız. Dünyanın daha güzel bir yer olmasını istiyorsak dünyamıza sahip çıkalım. Dünyamızı koruyalım. Daha güzel bir çevre için merhaba.

Cumartesi, Eylül 07, 2019

Neden Blog Yazıyorum?


Bundan 2 yıl önce bir blogda " Blog Yazdım Hayatım Değişti " başlıklı bir makale okudum. Makale blogların sihirli dünyaları hakkındaydı. Düşündüm, neden ben de blog yazmıyorum. Hemen ben de bir blog açtım ve yazmaya başladım. Bugün size 2 yıl boyunca blog yazarken neler hissettiğimi açıklayacağım.

Perşembe, Eylül 05, 2019

İKİGAİ


Japonlar herkesin bir ikigaisi olduğuna inanır, her sabah yataktan kalkmaları için bir sebepleri vardır. Bu kitap da bizim ikigaimizi yani yaşama amacımızı keşfetmemize yardımcı oluyor. Uzun yaşamın sırlarını açıklıyor. Logoterapinin ne işe yaradığını ayrıntılarıyla anlatıyor.

İkigai kitabı, bir işe sıkı sıkı bağlanmamız için akışı sağlamamızı tavsiye ediyor. Akışı sağlamak için de uğraşırken zamanın nasıl geçtiğini anlayamadığımız bir uğraş bulmamızı açıkça söylüyor. Böylece hem yaptığımız işten zevk alıyoruz hem de çalışırken ruhsal olarak yorulmuyoruz ve bu işin sonunda başarı da kaçınılmaz oluyor tabi.

Uzun yaşam için gerekenlerden biri de ikigaimizi bulmak. Herkesin aslında yaşaması için bir amacı var veya uğruna ölebileceği bir şey. Sadece kendimizle başbaşa kalırsak ikigaimizi keşfedebiliriz. Ya da çevremizdeki olaylara ve yaşadığımız duygulara yoğunlaşarak.

İkigai kitabı dünya genelinde çok satanlar listesinde ve herkesin mutlaka okuması gereken kitaplardan biri. Ben okurken çok keyif aldım. Umarım siz de seversiniz kitabı.

Ağaç Ev Sohbetleri #01


Yine Taha Akkurt ve Edischar'ın başlattığı yeni bir etkinlik var. Benim de çok hoşuma gitti, biraz etkinlikten bahsedelim. Bloglar arası bir sohbet başlatıyoruz. Her pazartesi yeni bir soruyla geleceğiz. Ağaç Ev Sohbetleri adını verdiğimiz bu etkinlikte bu haftaki konumuz;
Yeni etkinliğin ilk sorusu Edischar'dan geliyor:

Televizyon izliyor musunuz? İzliyorsanız veya izlemiyorsanız sebebi nedir?

Ben genellikle fazla televizyon izlemem ama arada haberler için bakmakta fayda var. Ayrıca Türk dizilerini kaliteli bulmuyorum ama Türk filmleri müthiş. Bundan dolayı Türk filmlerini de internetten takip ediyorum. Televizyon güzel bir icat ama son yıllarda modası geçti. Boş zamanlarımda televizyon izlemek yerine Google Haberlere bakıyorum. Televizyon açıkken de Dmax'e bakıyorum. Wheeler Dealer ve How It's Made programlarını severek takip ediyorum. Bence bu izlediğim iki program da çok yararlı.

How it's made programı birçok ürünün nasıl üretildiğini aşama aşama anlatıyor. Fabrika çekimlerinden oluşan bu program insana birçok şey öğretiyor.

Wheeler Dealer programını da arabalara olan ilgimden dolayı izliyorum. Ucuza araba alıp tamir sürecinden sonra pahalıya satıyorlar izlemenizi tavsiye ederim.

Akşamları da haberleri Fox'dan dinliyorum ama televizyon izlemeyen bence çok bir şey kaybetmez çünkü internet, televizyonun işlevini fazlasıyla yerine getiriyor. İzleyen de yararlı kanalları takip ederse vaktini boşa harcamaz mesela İngilizcesini geliştirmek isteyenler için TRT World güzel bir kanal :-)

Siz de etkinliğe katılabilirsiniz. Her pazartesi Ağaç Ev Sohbetlerinde sizinleyiz.

Çarşamba, Eylül 04, 2019

Neden Ankara Atatürk Lisesi

Ankara Atatürk Lisesi

Ankara'nın en kaliteli liselerinden olan Ankara Atatürk Lisesi 1886 yılında Taş Mektep adıyla kurulmuştur. Üç defa ad değiştirmiştir;
1-Taş Mektep
2-Atatürk Lisesi
3-Ankara Atatürk Lisesi olarak son ismini aldı.

Ankara Atatürk Lisesi' ni seçmemiz için birçok gerekçe var. Başta okul biraz sessiz ve sakin gelse de zamanımı Ankara Atatürk Lisesi'nde geçirince sıcak ve hoş bir yuva olduğunu söyleyebilirim.

Lisenin bahçesindeki sohbetler, şehrin gürültüsü, birçok insan sesi ve lisenin tarih kokan kokusu ahenk içinde karışmış durumda. 

Okul bahçesiyle okulun girişi arasındaki kısım(dertler bahçesi), okulun her tarafı ayrı güzellikte;samimi arkadaş ortamı,hocalarla aramızda geçen hoş ve koyu sohbetler.

Okulun koridorlarında dolaştığınızda tam A Blok önünde durun ve çevrenize bakının.Kimse yoksa zeminin üstüne oturun ve uzun uzun nefes alın siz bunu yaptığınızda ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Pazartesi, Eylül 02, 2019

Eylül Ayında


''Dedim ya, eylüldü. Savruluşu bundandı kimsesizliğimin. "
Cemal Süreya

Eylül sarılarla dolu tatlı bir aydır. Sonbahar sarısı, Van Gogh sarısı, eylülde güneşin sarısı... İnsanlar bu durumdan yararlanır. Her şeyi ezbere yaşıyoruz ya şairlerden ezberlediğimiz dizelerle ezbere yaşayacağız eylülü. Ve bir de neden Eylül, nedir ya bu eylülün önemi?

Sonradan öğrendim ki tüm dünyada Eylül, bereketiyle konuşurmuş. Karadeniz'de istavrit ayı, Avrupa'da istavroz ayı, Anadolu’da sonbaharın habercisi...
Bu bereketli ayda insanlarda bir samimiyet, bir merak, bir coşku. Hepsi yaprakların yeşilden sarıya dönmesi içinmiş. Herkes bu olaya hazırlanıyormuş, bir tek benim haberim yok. Ne diyelim inşallah bereketli geçer Eylül.

Eylül Ayında
Geldi mi soğuktan mum gibi salardı ellerini yana,
Koştu mu çocuklar sokaktan sokağa,
Soba da cayır cayır yanardı.
Ebemin elinde ekmek.
Dedem cigarasını alır.
Yapraklar hışır hışır.
Bir eylül geçti bu sonbaharda.

Pazar, Eylül 01, 2019

Mim Nedir?


Mim, geleneksel bir blog kültürüdür. Yeni çıkan bir şey değildir, eskiden beri var olan bu blog kültürünün amacı bloglar arasında takipleşme ağı oluşturmaktır. Böylece yüzlerce blog yazısını bu ağ sayesinde okuyabilirsiniz.

Bir mim yazısında mimi başlatanın soruları yer alır ve blog yazarı soruları cevaplar. Yazının en üstüne kim tarafından mimlendiğini ve altına da kimlerin soruları cevaplaması gerektiğini yazar. Ve böylece bir yazıda birçok siteye bakacak kadar link bulursunuz. Diğer bloggerlar da başkalarını mimler ve geniş bir blog ağı oluşur.
Mim'in Amacı Nedir?

Blog yazarını daha iyi tanımak ve yeni bloglar keşfetmektir. Birden fazla konu hakkında mim oluşturulabilir. Örneğin ; kitaplar hakkında, hayaller hakkında, yazarın kişisel hayatı hakkında...

Bu trend günümüzde hâlâ devam ediyor ve birçok blogger tarafından uygulanıyor. Ben de geçenlerde bir mime katıldım ( buradan okuyabilirsiniz ). Gerçekten mim yazılarını okumak ve cevaplamak çok keyif verici. Sıradan blog yazılarından sıkılmış olanlar bu trendi takip edebilir. Keyifli bloglar.
,