Pazar, Nisan 21, 2019

Uzun Bir Kıta


Uzun bir kapının anahtarı gibiyim.
Tıkırtılara uyanarak, hareket nefrete,
Bürünerek kapıdan giriyor.
Kapı bir kez açılıp son kez kapanıyor.

Yahya Kemal Beyatlı Hayatı


2 Aralık 1884'te Üsküp'te doğdu. 1 Kasım 1958'de İstanbul'da yaşamını yitirdi. Asıl ismi Ahmed Agâh. Üsküp Belediye Başkanı Nişli İbrahim Naci Bey'in oğlu. Annesi Nakiye Hanım ise şair Leskofcalı Galib'in yeğeni. Çocukluk yılları Üsküp'teki

Neden Ankara Atatürk Lisesi

Ankara Atatürk Lisesi

Ankara'nın en kaliteli liselerinden olan Ankara Atatürk Lisesi 1886 yılında Taş Mektep adıyla kurulmuştur.
Üç defa ad değiştirmiştir;
1-Taş Mektep
2-Atatürk Lisesi
3-Ankara Atatürk Lisesi olarak son ismini aldı.

Ankara Atatürk Lisesi' ni seçmemiz için birçok gerekçe var. Başta okul biraz sessiz ve sakin gelse de zamanımı Ankara Atatürk Lisesi'nde geçirince sıcak ve hoş bir yuva olduğunu söyleyebilirim.
Lisenin bahçesindeki sohbetler, şehrin gürültüsü, birçok insan sesi ve lisenin tarih kokan kokusu ahenk içinde karışmış durumda. 
Okul bahçesiyle okulun girişi arasındaki kısım(dertler bahçesi), okulun her tarafı ayrı güzellikte;samimi arkadaş ortamı,hocalarla aramızda geçen hoş ve koyu sohbetler.

Okulun koridorlarında dolaştığınızda tam A Blok önünde durun ve çevrenize bakının.Kimse yoksa zeminin üstüne oturun ve uzun uzun nefes alın siz bunu yaptığınızda ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Öğrenci Kimdir?


   Durgun bir hayatta yorgun bir maratonun koşucularıyız. Her gün aynı sonun farklı bakış açılarıyla gelmesini bekliyoruz. Bir dağınıklık edasıyla dalgaların yüze vurmasını özlüyoruz. Sıramızda silgi yumaklarının oluşturduğu müzeler bizi farklı alemlere sürüklüyor. 0.7 uçlu kalemlerin çıkardığı sesler ve öğretmenlerin mırıldandığı gürültüler var çevremizde. Artık bir okul olmak istiyoruz, öğrenci değil.

    Biz kimiz? Biz sadece bir öğrenci miyiz? Yelkenlerin cümleler gibi titrediği, yüreklerden ışıltılar saçan bir gemidir denizde öğrenci. Kalemler sahile çarpar. Tahtada defterlerin kirli yüzü, utangaç defterler gülümser yüzümüze. Saçma insanların üstümüze çullandığı sıralar kalbimize teneffüsler gibi uğrarlar. Bir selamla üç beş sınavın tarihini gözleriz. Hayatın sonunu da öğrenci olarak bitireceğiz.

   Hayat öğrencileriyiz. Hayat gibi büyük bir okul var önümüzde. Kendimizi kaybederiz kimi zaman bu okulda. Kendinizi kaybetmediyseniz siz öğrenci olamazsınız. Vurgun yemediyseniz baskılardan, zincirleri koparırcasına haykırmadıysanız siz öğrenci olamazsınız. Öğrenci insandır. Her insan bir öğrencidir. Öğrenci olmadıysanız insan da olamazsınız.

Perşembe, Nisan 18, 2019

Özgür Düşünce Sistemi


İnsan, özgür bir tarlada düşüncelerini biçmek ister. Özgür tarlayı oluşturmak için kusursuz bir zemin hazırlamalı ve kendini bir kutuya kapatmamalıdır. Bu kutular partiler, görüşler ve stabil olmuş düşüncelerdir. Özgür düşünebilme yeteneğini elde edebilmek için sevgiyi ön plana almalıyız. Sevgi, beyni özgür bir alana götürecektir. Bu özgür alanda fikirlerimizi biçebilir ve verimli sonuçlar alabiliriz. Düşünme sisteminiz de önemlidir bu süreçte. Herkesin bir düşünce ve beyin işleyişi vardır. Beyin sunduğu fikirleri süzgeçlere koyar ve bu süzgeçler sonucunda yeni düşünce sistemleri ortaya çıkarır. Yaptığınız çalışmaları gerçek hayatta canlandırır ve diğer insanlara sunmak için dili kullanır. Dil ve düşünce uyum içinde çalışır. Eğer özgür bir ortam oluşmadıysa ve stabil düşünce sisteminin içindeyseniz beyin hazır bir fikiri sorgulamadan kabul eder ve onu bir makine gibi düzenli halde işlemeye başlar. Sürekli başa döner. İnanç sistemleri, siyasi ve ahlaki görüşler de aynı işleyişe sahiptir. İnsan ancak boş tarladayken farkına varır. Özgür düşünce yeni fikirleri doğurur. Stabil sistemler de insanı aynı düşüncede sürükler ve süründürür. Orta Çağ Avrupasında da durum böyledir. Stabil sistemler tüm Avrupaya yayılmış ve biri özgür düşünebilmeyi keşfettiğinde insanlar karanlık bir dönemde olduğunun farkına varmışlardır. İnsan kendini yenilemeli ve kurumuş fikirleri yeni düşünce sistemleriyle ıslatmalıdır. Hiçbir fikir kötü değildir sadece biraz gelişim ve sürece ihtiyaca vardır. Bir kutunun içinde boğulursa kutudan çıkıp özgür bir beyinle düşünebilmelidir. Özgür beyinle düşünülen ve işlenen fikirler sağlıklı düşüncelerdir. Sağlıklı bir beyin yaratıcı fikirler ortaya koyar. Stabil düşüncelere takılanlar da kendi kutusunda ölmeye mahkumdur.

Salı, Nisan 16, 2019

Umutlar

Ve onları aramaya gitmezsek, bir gün kayboluruz bu şehirde. Bulamazlar ve sokaklar tenha olur. Aynı rüzgarın dalgalarla vuruşu otobüs aralarında savrulur hayat hikayelerine. Ve onları bulamazsak birer birer yitiririz umutlarımızı. Artık onlar yakınlardadır. İki otobüs terminalinin çok da uzağında olmasa gerek. Diyorlar ki bir deli konuşuyor ve dinleyen herkes akıllı. Bugün bağıracağım. Ve onları aramaya gitmezsek, umutları yitiririz. Onlardan sonra on 1 2 3 4 5... Ve sonra bir uçurtma uçar. Çocuklar tutarlar. Daha büyümeden çocuklar , dünya küçülür. Onları aramaya gidin.

Pazar, Nisan 14, 2019

Beyaz


Sana başka kapıdan girdim.
Kimsenin görmediği limanlar gördüm.
Beyazlar içinde akşama söndüm.
Ey beyazı kara eden akşam,
Gönül kimi bekler?

Rüyalar da sefalet gibi aşağıda.
Kuru yağmurlar yağdı şafakta.
Kül yangını artık rüyalar da.
Bir kimseyi almaz kapılar.