Çarşamba, Aralık 05, 2018

Ben


Bu sabah vuruldum.
Bedenimde kalem kalem izler.
Mürekkep akmış sayfalara.
Bir şiir vurdu.
Loş ışıklar altında,
Sayfaya damlıyor yağmur.
Saçlarım dağılmış.

Bu sabah öldüm.
İki kitap arasında,
Bir cümle olarak,
Gömüldüm.
Vuruldum.
Öldüm.

Salı, Aralık 04, 2018

Öğrenci Kimdir?


   Durgun bir hayatta yorgun bir maratonun koşucularıyız. Her gün aynı sonun farklı bakış açılarıyla gelmesini bekliyoruz. Bir dağınıklık edasıyla dalgaların yüze vurmasını özlüyoruz. Sıramızda silgi yumaklarının oluşturduğu müzeler bizi farklı alemlere sürüklüyor. 0.7 uçlu kalemlerin çıkardığı sesler ve öğretmenlerin mırıldandığı gürültüler var çevremizde. Artık bir okul olmak istiyoruz, öğrenci değil.

    Biz kimiz? Biz sadece bir öğrenci miyiz? Yelkenlerin cümleler gibi titrediği, yüreklerden ışıltılar saçan bir gemidir denizde öğrenci. Kalemler sahile çarpar. Tahtada defterlerin kirli yüzü, utangaç defterler gülümser yüzümüze. Saçma insanların üstümüze çullandığı sıralar kalbimize teneffüsler gibi uğrarlar. Bir selamla üç beş sınavın tarihini gözleriz. Hayatın sonunu da öğrenci olarak bitireceğiz.

   Hayat öğrencileriyiz. Hayat gibi büyük bir okul var önümüzde. Kendimizi kaybederiz kimi zaman bu okulda. Kendinizi kaybetmediyseniz siz öğrenci olamazsınız. Vurgun yemediyseniz baskılardan, zincirleri koparırcasına haykırmadıysanız siz öğrenci olamazsınız. Öğrenci insandır. Her insan bir öğrencidir. Öğrenci olmadıysanız insan da olamazsınız.

Çarşamba, Kasım 21, 2018

Kaç


Saat kaç buralardan.
Uzaklaştır kalem bütünlüğünü.
Gözler mürekkebe düşünce,
Sustur büsbütün güzelliğini.

Sevda kaç buralardan.
Sefilleştir küskün suskunluğunu.
Şefkatle okununca sabahlar,
Koştur sarhoş köpeklerini.

Tutsak kaç buralardan.
Bir dakika, sekiz saat fırtınaların.
Kara bahtın düşünce, latte kadar bütün,
O eski tatlı çeyrek şeker kahvelerin.
Yaklaş, kaç buralardan.
Kır beyazı ve siyahımsı akşamlar.
Kır beyazı çarşaflar.
Zincirlerini siyaha sür.
Sürgün bu yangınlar ve denizler.
Kilitle tüm kapıları üstüne.
Sapkın taşkınlar olsun afetler.

Şimdi kaç buralardan.
Yarın kaç.
Gelecek zaman,
Geçmişe söyleyecek yok.
Şimdi kaç buralardan.

Cumartesi, Kasım 10, 2018

Kafes


Soğuk bir kafes gibi,
Islak zeminlerde diriliyorum.
Parlak yüzeyler kadar,
Geniş değil şefkat havzaları.

Bulutu hoş bir tavan.
Ürperiyorum mekanik dualara.
Kafesin içine tıkılmış güvercinler.
Uçmazlar, kanatları donuk.
Zihinleri kafesleri gibi.

Bıraksınlar soluk damlaları.
Sol köşede güvercini bekleyemeyiz. Yağmur ıslatsın parmakları.
Şefkat parmaklığı olalım.
Uçalım kafes gibi,
Soğuk diyarlardan.

Hasret

Bozkırlar var. 
Bulutlar kokan pınarlar var. 
Sonu hepsinin biten bir çay. 
Akarsu olabilir. 
Aşk bitse deniz. 
Hasret sığacak kadar okyanus. 

Memlekete giden sular gibi, 
Hep aynı tarlada suyun geçmesini bekle. 
Çünkü deniz, yeşilliği vurulmuş her sevdaya hasret biter. 

Salı, Ekim 23, 2018

Lan Ne Demek?

Her gün aktif olarak kullandığımız Lan kelimesi nereden geliyor hiç düşündünüz mü? Siz kullanmak istemeseniz de çevredeki birçok insanın kullandığı Lan kelimesi oğul kökünden geliyor. Bazılarına

Cuma, Ekim 19, 2018

Neden Ankara Atatürk Lisesi


Ankara'nın en kaliteli liselerinden olan Ankara Atatürk Lisesi 1886 yılında Taş Mektep adıyla kurulmuştur.
Üç defa ad değiştirmiştir; 1- Taş Mektep 2- Atatürk Lisesi 3- Ankara Atatürk Lisesi olarak son ismini aldı.

Ankara Atatürk Lisesi'ni seçmemiz için birçok gerekçe var. Başta okul biraz sessiz ve sakin gelse de ama zamanımı Ankara Atatürk Lisesi'nde geçirince sıcak ve hoş bir yuva olduğunu söyleyebilirim. Lisenin bahçesindeki sohbetler, şehrin gürültüsü, birçok insan sesi ve lisenin tarih kokan kokusu ahenk içinde karışmış durumda. Okul bahçesiyle okulun girişi arasındaki kısım, okulun her tarafı ayrı güzellikte;samimi arkadaş ortamı,hocalarla aramızda geçen hoş ve koyu sohbetler.

Okulun koridorlarında dolaştığınızda tam A Blok önünde durun ve çevrenize bakının.Kimse yoksa zeminin üstüne oturun ve uzun uzun nefes alın siz bunu yaptığınızda ne demek istediğimi anlayacaksınız.