Featured Posts Slider

Image Slider

Kelebek Misali


Parlak ışıklar vuruyor. 
Bendeme kül olmuş duvarlar. 
Şehir şehir kokan çocuklar, 
Elimde kaldı sebepler. 

Koltuğa yapışmış bir tavan. 
Tavırlarım öldü üstüme. 
Sanki seni de yırttığım, 
Ağırlaşıp çöküp ittiğim, 
Duvarlarım çöktü üstüme. 

Bensizim de ben sensizim. 
Kabulsüzüm huzursuzum. 
Kelebeğin ömrü hep kısa. 
Zamanında çok geçtimi, 
Göğe kadar almış bulutlar. 
Ben sana mecburum bilemezdin. 

Bir başına kalmış şimdisi. 
Yarını öbür günü yılları. 
Saatine göre sıralı, 
Senden benden ve ondan başkası. 

Kalbim atar mısın bana? 
Şehir küser mi hiç sana? 
Denizsiz okyanusunda, 
Ötesi yok bana diyebilmeli. 

Köle oldum bendeme. 
Bendeme kül olmuş duvarlar. 
Sebepsizim huzursuzum. 
Kelebeğin ömrü hep kısa. 

Beyaz


Bir hayal olsa yaşadıklarım.
Öyle sınırı olmaz, uçsuz.
Ve bir bucağı olsa.
Dakikalarla ölçülen,
Kayıp giden ellerime.

Beyaz bir kalem gibi,
Siyah düşlerimi boyasam.
Boyamadığımı anlasam,
Koşup giderdim yaşantıma.

Ciddiye almadığım,
Her saatte yelkovan gibi,
Saçlarım olsa düz,
Tekdüze başlasam
Ve bitirsem.
Yanlış olmadığında,
Doğruya kavuşsam.
Kendimi boyasam beyaza.

Grafiti Nedir?




Ahmet Sedat Tünay İstanbul'un en özel ressamlarından biri ve 2005'ten beri İstanbul'un duvarlarını boyuyor. Onun çalışmaları şehrin tüm duvarlarını kaplıyor.
2000'lerin başında çocukluğundan ve grafiti ile ilk karşılaşmasından beri boyamaya ve çizmeye ilgi duyuyor.
Anadolu Ajansı ile yaptığı röportajında Tünay'ın özellikle grafitiyi sevmesinin nedeni kurallarının olmamasıymış.
'' Ben grafitiyi seviyorum çünkü kendi kurallarımı kendim koyuyorum. Şehrin duvarlarını boyamaya 2005'te başladım.Duvarlarda çalışmaya başlamadan önce sahipleriyle konuşup onların izinlerini alıyorum.'' dedi.

Ağlamak

Biraz ağlamak istiyorum.
Kimsenin görmediği bir yerde,
Gülmek için ağlamak,
Üzülmek için ağlamak istiyorum.

Gözlerimden aşağı bir pınar olsa,
Tuzlar kaplasa ruhumu,
Sularımdan birileri otlansa,
Birileri için ağlıyorum.

Ucuz bir adamım ağlarken.
Sözlerim bir gram etmez.
Ağladığım vakitler,
Yoksul bir adamım.
Çınar, akasya gibi dik başlı,
Ruhum gibi eğik bir adam.

Damlalar damlarken dünyaya,
Yosun tutmasa keşke duygular.
Gözyaşlarında yosun var.
İzini kaybetmişim duyguların.

Hiç ağlamayacağım,
Bencil biri gibi.
Tuzlu bir ayran olacak öğleleri,
Akşamlar yüzen bir balığın suyu.
Ben kendim için ağlayacağım.
Ama çok oldu ağlamayalı.


Ve Sen Benimsin


Yağmur damlaları düşüyor, 
Güneş parlıyor, 
Ay ışıyor, 
Bu seni bir mayın yapıyor. 
Nehirdeki bankalar, 
Kumlar sahil için. 
Kalbim de atıyor. 
Ve bu beni sen yapıyor. 
İğnelerin de vardır gözleri. 
Yine de batabilir. 
Ağaçta yapıştırıcı, 
Bu şeyleri yapıştırabilir. 
Kışta bahar vardır, 
Çorapta ayaklar. 
Biberde nane vardır. 
Bu onu tatlı yapar. 
Öğretmenlerin dersi vardır. 
Çorbanda çift seyehat. 
Avukatlar kötü halka dava açar. 
Doktorlar iyileştirir. 
Bunlar doğru mu bilmem ama, 
Ben seninim. 
Ve Sen benim.
Nikki Giovanni 
Çeviri : BayBilgi Bb

Ankara#2


Bir simit olalım şimdi Ankara'da. 
Susamların kuşlara, ekmeklerin açlara uçtuğu gibi, 
Her sabah meydanda doğalım şimdi. 
Şişelerin gıcırtılarına bir bozukluk atalım. 

Toz duman olalım sokaklarda. 
Heyecanın duvarlara sindiği gibi, 
Biz de koşalım sokaklarda. 

Serçeler gibi köprülere tüyelim. 
Gün battı mı Ankara'da, 
Dolmuşlarından çıkan dumanlar işte, 
Huzur bulalım bulutlarında. 

Çevre yolundan hızla uçalım Ankara'ya. 
Küçük esnafın elindeki ürünler gibi, 
Biz de yerleşelim Ankara'ya. 

Heykelinde Ulus olalım mesela. 
Kızılay'ında dükkanların camları gibi, 
Parlak bir ay olalım geceleri. 
Ankara kokulu sabahlarında, 
Ayaz olalım. 
İşte biz de kilit taşı olalım Ankara'da. 
Bir simit olalım. 
Susamların kuşlara uçtuğu gibi uçalım. 
Trafikte kilit olalım. 
Bir şehir olalım, Ankara gibi mesela. 

Yaşamak


Ne zaman bir rüzgara bıraksam meltemimi, 
Sözlerim denizden dağ gibi uzar. 
Fırtına kopsa limanda, 
Gemiler limandan bir çocuk teknesine yol alır. 

Arada kalsa da yıllar, 
Mevsimler geçse de bahara, 
Yıllarım tükense de kalsam. 
Bir başıma bıraksam kendimi. 

Yokuş olsa düzlükler. 
Ne zaman bıraksam düzlüğe kendimi, 
Bisikletle ufka yükselir tekerler. 
Pedallar hayat olur. 

Şiirler tükense de kalsam,
Şarkılar mısra olur. 
Defterler sayfalarda, 
Mürekkep mürekkep izler kalır. 

Yığın olsa kışın karlar,
Soğuklar vurdu hasada ,
Eylül koştu mu ekime ,
Baharlar kışlar olur.

Büyüsü bozulduğunda ,
Dumanlar yükselir bulutlara .
Tam uçacakken gökyüzüne ,
Nefesim seller olur, 
Yağan yağmurun arkasına. 

Kabul olsa yaşamak, 
Ölümler de olur. 
Bire hasret kalır. 
Bedenler toprak olur. 
Yükselir bulutlar, 
Ben gibi kalır. 
Beden ruh olur. 
Şafaklar sabahlar gibi kalır.