Günümüzde zengin fakir ayrımı, doğu batı kültür kıskançlığı, yabancı yerli kültür kıyaslaması her şey reklama dönmüş durumda. Sosyal medyadaki yargı ve düşüncelerimizde maalesef bu çatışmalara katılıyoruz ve bir inek sürüsü halinde yönelimler gerçekleştiriyoruz. Bu durum hem yaşamımızı hem de dünyaya bakış açımızı kapitalizm çevresinde döndürüyor.
Reklamda gördüğümüz bir yemekle mutlu olacağımızı ya da ferrarisi olanın yeni bir hayata tutunacağı fikrini hayatımızın merkezine koyuyoruz. Temel ihtiyaçların fiyatı arttıkça yaşam kalitesi artmıyor. Yaşam kalitesini arttıran şey geçmişte ve gelecekte duygularla bulunduğunuz noktadır. Günümüzde durağan bir hayat sürerken biz hâlâ aynı kişilikte ısrar ediyorsak hiçbir şey değişmemiş demektir.
Hayatımızdaki tüm kararları biz mi veriyoruz yoksa bozulan bir ürünümüz için globalleşmiş markalara muhtaç bir köle miyiz? Bu sistemi değiştiremeyiz ve geçmişe de dönemeyiz. Tek yapmamız gereken sisteme hükmeden kişi olmak. Ve sadece sevdiğimiz işle uğraşmak.
Bu sistemin dışına çıkamayız ama bu sistemi yönetebiliriz. Artık medyanın yönetimlerine inanmayın. Kendi kararlarınızın farkına varın. Bu işe Facebook ve İnstagramı kapatarak başlayabiliriz. Sosyal medya ABD seçimlerini etkilemişse bizim yaşamımızı etkilemez mi?
Reklam Medyası
Medya iletişim sistemlerine verilebilecek en genel addır ve tüm kitle iletişim elemanlarını içine alan bir kavramdır (Nalçaoğlu, 2003: 43). Reklam medyası denilen kavram da, üretilen kültür ürünlerini insanların yaşam alanlarının içine, evlerine, oturma odalarına kadar taşıyan, bireylerin yetişmesinde ve yaşam biçimleri üzerinde en az kanaat önderleri kadar etkili olan bir olgudur (Erdoğan ve Akbulut, 2009: 107
Medya aracılığıyla gerçekleşen kitlesel iletişimde her kesimden vatandaş bütün haberlere, bilgilere ve resimlere ulaşabilir ve bu iletişim zamandan ve mekandan bağımsız şekilde gerçekleşmektedir. Mesajları alan bireylerin tepkileri kısıtlanmış ya da geciktirilmiş durumdadır ve medya mesajlarının kendine has bir gerçeklik boyutu vardır (Ankaralıgil, 2009).
Bugün dünyada reklam medyaları gelişen ve değişen etmenler doğrultusunda geleneksel halinden geleneksel olmayan, yeni medya haline dönüşmüştür. Bu başlık altında, geleneksel reklam medyası ve geleneksel olmayan reklam medyası değişim süreçleriyle birlikte anlatılacaktır.
1. Geleneksel Reklam Medyası
Gazete, dergi, televizyon, radyo gibi haber, eğlence ve eğitsel içeriğin yanında reklamları da geniş kitlelere ulaştıran mecralar geleneksel medya olarak adlandırılmaktadır. Geleneksel medya geniş bir kitleye ucuza erişim imkanı sağlamaktadır. Her aracın belli bir bölümünü izleyen özel bir kitleye, örneğin belli gazeteden ziyade köşe yazarını takip edenlere hitap edebilmektedir. Geleneksel medya ayrıca, izler kitlesinde büyük bir güven ve saygınlık duygusu uyandırmıştır. Geleneksel medya kaynaktan okuyucuya, izleyiciye,dinleyiciye doğru işleyen tek yönlü iletişim biçimine sahiptir (Suher ve diğerleri, 2012: 114).
1.1. Televizyon ve Radyo
Medyanın sevgilisi konumunda bulunan televizyon çok hızlı ve evrensel bir araçtır. İnsanlara etkileme konusunda tartışılmaz bir güce sahiptir. Temelde radyo gibi eğlence medyası olan televizyonun gelenekleri farklıdır. Çünkü insanlar, televizyonu açtıklarında, bir gazete ya da bir dergiden beklediklerinden daha ayrı şeyler beklemektedirler o ‘küçük ekrandan’.
Öncelikle eğlenmektir amaçları, günlük sorunlardan uzaklaşmak, gülmek isterler, değişik heyecanlar ararlar. İşte bu nedenle, görüntü, ses ve devinimi bir arada kullanarak izleyiciyi içine çeken ve onu duygusal olarak görüntüdeki olayın katılımcısına dönüştüren televizyonda yayınlanan ve başarılı olarak nitelendirilebilecek bir reklamın içeriğinde gizli bir şov özelliği bulunmaktadır. Televizyon bu etkiyi yalnızca on beş ile altmış saniye süren reklamlar aracılığıyla yaratmaktadır (Sa1.2. Gazete ve Dergi />
Güncel olaylardan bahseden ve yazılı bir araç olan gazete, basılı araçların başında gelmektedir. Basılı medya toplumla çabuk, güvenilir ve sürekli bir iletişim kurmak için en temel kaynak olarak görülmektedir. Bu özelliği nedeniylede günlük yaşamın vazgeçilmez aracıdır. Günümüzde gazetecilik farklı kitle iletişim araçları ile de yapılmakla birlikte ‘geleneksel gazetecilik’ varlığını sürdürmektedir (Bıyık, 2007: 16)Diğer Reklam Ortamları
Bunlar basılı ve yayın yapan reklam ortamlarının dışında kalan reklam araçlarıdır. Fuarlar, açıkhava reklam araçları, doğrudan postalama, sinema, el ilanı, katalog, broşürler ve satış yeri reklam malzemeleri olarak sınıflandırılabilecek olan bu reklam araçları, başlı başına bir reklam kampanyasının reklam ortamı olarak değil, bir reklam kampanyasında ana reklam ortamını destekleyen reklam araçları olarak kullanılmaktadırlar (Doğan, 2006: 30).
2. Geleneksel Olmayan Reklam Medyası
Geleneksel olmayan medya, reklam mesajını medya teriminin alışık olunan anlamı dışındaki mecralarda yaymaktadır. Alışveriş arabalarının arkalarına yapılan reklam uygulamaları, alışveriş merkezleri, havaalanları ve metro istasyonlarındaki reklam mecrası olarak kullanılan LCD televizyonlar, hipermarketlerde zemine yapıştırılan reklam uygulamaları geleneksel olmayan medya türlerine örnek olarak verilebilir.Geleneksel olmayan medya, reklamcıya tüketicilere erişmek için ihtiyaç duyduğu alternatif yollar sunmaktadır. Geleneksel olmayan medyanın sahip olduğu en büyük problem ise bu medyanın ölçülemiyor olmasıdır. Geleneksel olmayan medya ile ulaşılacak kişi sayısı kesin olarak bilinememektedir (Suher ve diğerleri, 2012: 110)..rı, 1999: 27).).
Bu yıllarda kendini oyun yazmaya adayan Erdoğan, Levent Kırca Tiyatrosu’nun “Gereği Düşünüldü” oyununu, “Olacak O Kadar” adlı televizyon serisinin senaryosunu, Yasemin Yalçın Tiyatrosu’nun “Kadınlık Bizde Kalsın” ve “Haşlama Taşlama” oyunlarını yazdı. “Umut Taksi” dizisinin de senaryo yazarı oldu ve dizide bir rol de üstlendi. 1994 yılında ortağı Necati Akpınar ile birlikte Beşiktaş Kültür Merkezi Oyuncuları’nı kurdu. "Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü?", "Otogargara", "Cebimde Kelimeler", “Bana Bir Şeyhler Oluyor”, “Haybeden Gerçeküstü Aşk” gibi büyük ilgi gören oyunları yazdı, bir kısmını da BKM’de sergiledi. Bu sırada başrollerini Demet Akbağ ile paylaştığı “Bir Demet Tiyatro” adlı dizinin senaristliğini üstlendi, aynı zamanda bu dizideki “Mükremin” karakterini canlandırdı. Senaristi olduğu “Gereği Düşünüldü” oyunu, en büyük oyuncu kadrosuna sahip olma özelliğini taşıyordu ve oyun 4 yıl boyunca sergilendi.
Erdoğan, sinemaya geçişini “Vizontele” filmiyle gerçekleştirdi. Filmin senaryosunu yazdı, yönetmenliğini üstlendi aynı zamanda filmde rol aldı. Vizyona girdiği 2000 yılında Vizontele, Türkiye’de en çok izlenen sinema filmi ünvanını kazandı. Bu filmin devamı olan “Vizontele Tuuba”da da aynı görevleri üstlenen Erdoğan, 2003 tarihli bu filmle de büyük bir başarıya imza attı. 2005 yılında vizyona giren “Organize İşler” filmini de yazıp yönetti ve filmde başrolü oynadı. Filmde Erdoğan’a Demet Akbağ, Cem Yılmaz, Altan Erkekli gibi isimler eşlik etti.
İlk albümü 'Kayıp Kentin Yakışıklısı' adlı bir şiir kaseti Prestij Müzik etiketiyle müzik marketlerde yerini aldı. Bu albüm Yılmaz Erdoğan’ın yazdığı 17 şiirden oluşuyor. Aynı zamanda albümde şiirlere eşlik eden türkülerden birini de kendi seslendirmişti. Erdoğan’ın şiir kaseti dışında “Kayıp Kentin Yakışıklısı”, “Anladım” adlı şiir kitapları, “Hüzünbaz Sevişmeler” adlı bir öykü kitabı, “Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar” ve “Kadınlık Bizde Kalsın” adlı eserleri de bulunuyor.
Kardeşleri Mustafa Erdoğan ve Deniz Erdoğan da Türkiye’nin ünlü simaları arasındadır. Ersin Korkut teyzesinin oğludur. Erdoğan’ın, Muhsin Kızılkaya tarafından yazılmış “Yılmaz” adlı yaşam öyküsü bulunuyor.
Yılmaz Erdoğan yönetmenliğini yaptığı ve kendi de oynadığı 2013 yılının başında yayına soktuğu "Kelebeğin Rüyası" filminde baş rolde Kıvanç Tatlıtuğ oynadı.
Yılmaz Erdoğan, 3 nisan 2013 tarihinde Ak Parti Hükümeti tarafından açıklanan ve barış sürecini yönetecek olan 63 kişilik Akil insanlar listesine Güneydoğu Anadolu Bölgesinden girmiştir.
Evlilikleri :
1. evliliği: 1993 senesinde Sanem Oktar ile evlendi. 1998 senesinde de boşandı. Bu evliliğinden Berfin adında bir kızı vardır.
2. evliliği: 9 Ağustos 2006 tarihinde Belçim Bilgin ile evlendi. Rodin Nazım (d.24 Aralık 2009) adında bir çocukları vardır. Belçim Bilgin ve Yılmaz Erdoğan çifti çocukları ile birlikte 2014 şubatında Amerika'ya taşındı ve Beverly Hills’e yerleşerek bir müddet burada yaşadı. 2016 yılında anlaşmalı olarak boşanmadan önce 2015 yılında İstanbul'dan taşınıp Muğla'nın Köyceğiz ilçesinde bir köy hayatı yaşamaya başladı.
Ödülleri :
1999 - Afife Tiyatro Ödülleri, Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü, “Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü?” oyunu
2001 - Sadri Alışık Ödülleri, En İyi Erkek Oyuncu, Vizontele
2009 - Altın Kelebek Ödülleri, En İyi Komedi Dizisi, Çok Güzel Hareketler Bunlar
2012 - 17.Sadri Alışık Ödülleri, En İyi Erkek Oyuncu (Bir Zamanlar Anadolu'da)
Filmleri ve Dizileri :
Yapımcı :
2012 - Bağbozumu (Sinema Filmi)
2008 - Kalpsiz Adam (TV Dizisi)
2008 - 2009 - Benim Annem Bir Melek 2. Sezon (TV Dizisi)
Oyuncu Olduğu Filmleri :
2019 - Organize İşler: Sazan Sarmalı (Asım Noyan)(Sinema Filmi)
2017 - Tatlım Tatlım (Sinema Filmi)
2017 - Güzel Adam Süreyya (Seslendiren)(Sinema Filmi)
2015 - Ekşi Elmalar (Aziz Özay)(Sinema Filmi)
2014 - Son Umut (Hasan) (Sinema Filmi)
2014 - Pek Yakında (Yılmaz Erdoğan) (Sinema Filmi)
2014 - Bana Masal Anlatma (Rıza'nın babası) (Sinema Filmi)
2014 - 8 Saniye (Derviş) (Sinema Filmi)
2013 - Kelebeğin Rüyası (Behçet Necatigil) (Sinema Filmi)
2012 - Words With Gods (Sinema Filmi)
2012 - Gergedan Mevsimi (Sinema Filmi)
2011 - Bir Zamanlar Anadolu'da (Komiser Naci) (Sinema Filmi)
2010 - Çok Filim Hareketler Bunlar (Müdür) (Sinema Filmi)
2009 - Neşeli Hayat (Rıza) (Sinema Filmi)
2008 – 2010 - Çok Güzel Hareketler Bunlar (TV Dizisi)
2008 - Kalpsiz Adam (TV Dizisi)
2008 - Mevlana Aşkı Dansı (Seslendirme) (Sinema Filmi)
2006 - Bir Demet Tiyatro (Mükremin Çıtır) (TV Dizisi)
2005 - Organize İşler (Asım Noyan) (Sinema Filmi)
2003 - Vizontele Tuuba (Deli Emin ) (Sinema Filmi)
2000 - Vizontele (Emin) (Sinema Filmi)
1995 - Otogargara (Video)
1995 - Bir Demet Tiyatro (Mükremin Çıtır) (TV Dizisi)
1994 - İnce İnce Yasemince (Taci) (TV Dizisi)
1993 - Umut Taksi (TV Dizisi)
1993 - Haşlama Taşlama (TV Dizisi)
1991 - Siyabend-ü Xece (Xece'nin Abisi) (Sinema Filmi)
1986 - Olacak O Kadar (Yılmaz) (TV Dizisi)
Senaryo :
2019 - Organize İşler: Sazan Sarmalı (Sinema Filmi)
2017 - Tatlım Tatlım (Sinema Filmi)
2017 - Günaydın Sevgilim (Sinema Filmi)
2016 - Dedemin Fişi (Sinema Filmi)
2015 - Ekşi Elmalar (Sinema Filmi)
2014 - Patron Mutlu Son İstiyor (Sinema Filmi)
2013 - Kelebeğin Rüyası (Sinema Filmi)
2012 - Bağbozumu (Sinema Filmi)
2009 - Neşeli Hayat (Sinema Filmi)
2005 - Organize İşler (Sinema Filmi)
2003 - Vizontele Tuuba (Sinema Filmi)
2000 - Vizontele (Sinema Filmi)
1995 - Bir Demet Tiyatro (TV Dizisi)
1994 - İnce İnce Yasemince (TV Dizisi)
1993 - Umut Taksi (TV Dizisi)
1993 - Haşlama Taşlama (TV Dizisi)
1986 - Olacak O Kadar (TV Dizisi)
Yönettiği Filmler :
2019 - Organize İşler: Sazan Sarmalı (Sinema Filmi)
2017 - Tatlım Tatlım (Sinema Filmi)
2015 - Ekşi Elmalar (Sinema Filmi)
2013 - Kelebeğin Rüyası (Sinema Filmi)
2009 - Neşeli Hayat (Sinema Filmi)
2008 - 2013 - Çok Güzel Hareketler Bunlar (TV Dizisi)
2006 - Hanım Hanımcık (Video)
2005 - Organize İşler (Sinema Filmi)
2003 - Vizontele Tuuba (Sinema Filmi)
2000 - Vizontele (Sinema Filmi)
1995 - Otogargara (Video)
1994 - Kadınlık Bizde Kalsın(Video)
Tiyatro :
Kanuni Sultan Süleyman Rambo Kadınlık Bizde Kalsın
1993 - Umut Taksi
1995 - Otogargara
1995 - Cebimde Kelimeler
2000 - Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?
2003 - Bana Bir Şeyhler Oluyor
2004 - Haybeden Gerçeküstü Aşk
2008 - Çok Güzel Hareketler Bunlar
2013 - Hanımhanımcık
2016 - Münaşaka - Beşiktaş Kültür Merkezi
Kitapları :
Feriştah'ın Fentezileri (Bir Demet Tiyatro Dizisi Diyalogları)
Cebimde Kelimeler (Oyun)
Otogargara (Oyun)
Hijyenik Aşklar (Kısa güldürü hikâyeleri)
Anladım (Şiir)
Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar (Diyaloglar - Sonradan Haybeden Gerçeküstü Aşk adıyla oyunlaştırılmıştır.)
Hüzünbaz Sevişmeler (Deneme)
Kadınlık Bizde Kalsın (Oyun)
Kayıp Kentin Yakışıklısı (Şiir)
Laz Bakkal ile Tombalak (Bir Demet Tiyatro Dizisi Diyalogları)
Bana Bir Şeyhler Oluyor (Oyun)
Sahiler Düş Düşler Sahi (Şiir)
her şey yapılabilir bir beyaz kağıtla uçak örneğin uçurtma mesela altına konulabilir bir ayağı ötekinden kısa olduğu için sallanan bir masanın veya şiir yazılabilir süresi ötekilerden kısa bir ömür üzerine. bir beyaz kağıda her şey yazılabilir senin dışında güzelliğine benzetme bulmak zor sen iyisi mi sana benzemeye çalışan her şeyden bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor belki tabiattadır çaresi senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin ve benim bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim anlarım bitkiden filan ama anlatamam toprağın güneşle konuşmasını sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla sen bana ışık ver yeter bende filiz çok köklerim içimde gizlidir gelen giden açan soran bere budak yok bir şiir istersin “içinde benzetmeler olan” kusura bakma sevgilim heybemde sana benzeyecek kadar güzel bir şey yok uzun bir yoldan gelen tedariksiz katıksız bir yolcuyum yaralı yarasız sevdalardan geçtim koynumda bir beyaz kağıt boşluğu her şeyi anlattım olan olmayan acıtan sancıtan bilsem ki sana varmak içindi bütün mola sancıları bütün stabilize arkadaşlıklar daha hızlı koşardım severadım gelirdim gözlerinin mercan maviliğine sana bakmak suya bakmaktır sana bakmak bir mucizeyi anlamaktır sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır aşk sorgusunda şahanem yalnız kelepçeler sanıktır ne yazsam olmuyor çünkü bilenler hatırlar hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar bahçıvanlar değil tüccarlardır sen öyle göz sen öyle toprak ve güneş ortaklığı sen teninde cennet kayganlığı iken sana şiir yazmak ahmaklıktır bir tek söz kalır dişlerimin arasından ben sana gülüm derim gülün ömrü uzamaya başlar verdiğim bütün sözler sende kalsın isterim ben sana gülüm derim gül sana benzediği için ölümsüz yazdığım bütün şiirler sana başlayan bir kitap için önsöz sana bakmak bir beyaz kağıda bakmaktır her şey olmaya hazır sana bakmak suya bakmaktır gördüğün suretten utanmak sana bakmak bütün rastlantıları reddedip bir mucizeyi anlamaktır sana bakmak Allah’a inanmaktır
Yaşayabilme İhtimali
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam... Ben seninle bir gün Veyselkarani'de haşlama yeme ihtimalini sevdim. İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman özlemeye başladım herkesi... Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra.. Bizim Kemalettin Tuğcu'larımız vardı... Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı... Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda, solculuk oynamaya başladık.. Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla... Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve Türk Dil Kurumu'na inat bir Türkçeyle... Ağbilerimizden öğrendik, S harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi.. Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu. Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri. Oysa Ankara'da hiç sevişmedim ben. Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim.. Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak.. Ankara'ya usul usul kurşun yağıyordu.. Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri. Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim Ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu Ben, senin benimle Tunalı Hilmi Caddesi'ne gelebilme ihtimalini seviyordum. Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum. Yaz sıcağı toprağa çekiyor da tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini Sonra otobüs oluyordum, kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum Muş ovasının yalancı maviliğini Otobüs oluyordum bir süre Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum, yanağım otobüs camının garantisinde Otobüs oluyordum Bir ülkeden bir iç ülkeye Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum. Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin Korkuyordum Sonra iniyordum otobüsten Çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun, ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk, ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum. Çünkü sonunda annem oluyordum, babam kokuyordum sonunda.. Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam Ben seninle bir gün Van'daki bir kahvaltı salonunda Ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği bir yol üstü lokantasında Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan Doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak damında Ben seninle herhangi bir insan elinin terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim