Featured Posts Slider

Image Slider

Git

Yazarım kendimi sayfanın en başına
İlk kendim yazarım sonra asarım
Sonuna bi nokta çakarım adı şiir olur
Elveda dersem iltifat
Eyvallah dersem ittifak
Sevda dersem hep hüzünle biter
Ölümü nokta yerine kullansam hayatın dört satır
Yaşanmışlığı şiir saysak hayat
Noktasız hayata gücendiğimden ihtilal
Toplumda lal olan özgürlüğe gücenmeden
Çeker giderim adım anılmaz bir daha

Sonsuz

 Yarım nota tamamlanmamış aşktan kalan

Şiirde devrim bilmez kimse; yeniye darp ,eskiye bakan

Bir şey olmak istememek su gibi tembel ve küf tutmaz bilmemek

Yalnızlığa biraz itkin kendinden emin olamamak

Çok da savururcasına kimsenin emeğinden sonradan bilinmiş bir kuyuya hantal 

Düşünmemekti tek sırrım, yeni devrimde mülteci

Isınmış limanlardan kuyuya saflaşmıştım

Yeni devrim, kendinden küçük bir küfeci

Et satarmış insan doğduktan...

Ölüm bakire bir doğum gibi ilk kez sarmalarsa yanını 

Şiir yazan kifayetsiz kalsa mı daha iyi

Ölse sahibi itelenmiş köpeğin

Dilim kurursa sensiz daha mı iyi

Biter elbet de yorgunluk üç noktayla tamamlanmamalı

Son Kaçış

 Bir ıslık sesini nerden tanırdım bilmem

Ellerim terlere karışınca ölüme yaklaşır teller

İnsanı bir tutsak gibi yaşatan ele

Yabandan sahte bir imza taslak

Anlamaz ya kimse şiirden yaşansa

Ve bir harfe kafiye bozan insana

Biraz ince bir nefes verirken daha da kederli hapsolduğunda

Vicdan bir avuç kuruntuydu