Featured Posts Slider

Image Slider

Kaç


Saat kaç buralardan.
Uzaklaştır kalem bütünlüğünü.
Gözler mürekkebe düşünce,
Sustur büsbütün güzelliğini.

Sevda kaç buralardan.
Sefilleştir küskün suskunluğunu.
Şefkatle okununca sabahlar,
Koştur sarhoş köpeklerini.

Tutsak kaç buralardan.
Bir dakika, sekiz saat fırtınaların.
Kara bahtın düşünce, kahve kadar bütün,
O eski tatlı çeyrek şeker kahvelerin.
Yaklaş, kaç buralardan.
Kır beyazı ve siyahımsı akşamlar.
Kır beyazı çarşaflar.
Zincirlerini siyaha sür.
Sürgün bu yangınlar ve denizler.
Kilitle tüm kapıları üstüne.
Sapkın taşkınlar olsun afetler.

Şimdi kaç buralardan.
Yarın kaç.
Gelecek zaman,
Geçmişe söyleyecek yok.
Şimdi kaç buralardan.

Kafes


Soğuk bir kafes gibi,
Islak zeminlerde diriliyorum.
Parlak yüzeyler kadar,
Geniş değil şefkat havzaları.

Bulutu hoş bir tavan.
Ürperiyorum mekanik dualara.
Kafesin içine tıkılmış güvercinler.
Uçmazlar, kanatları donuk.
Zihinleri kafesleri gibi.

Bıraksınlar soluk damlaları.
Sol köşede güvercini bekleyemeyiz. Yağmur ıslatsın parmakları.
Şefkat parmaklığı olalım.
Uçalım kafes gibi,
Soğuk diyarlardan.

Hasret

Bozkırlar var. 
Bulutlar kokan pınarlar var. 
Sonu hepsinin biten bir çay. 
Akarsu olabilir. 
Aşk bitse deniz. 
Hasret sığacak kadar okyanus. 

Memlekete giden sular gibi, 
Hep aynı tarlada suyun geçmesini bekle. 
Çünkü deniz, yeşilliği vurulmuş her sevdaya hasret biter.