Featured Posts Slider

Image Slider

Mutlu Ol Yeter


Her insanın kafasında savaşlar olur. Bu savaşları aşmak için en iyi yol yazı yazmaktır. Yazı yazamıyorum diye sakın telaşa kapılmayın. Aklını ve elini kullanabilen herkes yazı yazabilir. Bazen psikolojik sorunlar yaşar insanlar

Sıfırdan Başlamak


Sıfırdan başlamanın hiç faydasını gördünüz mü? Nedense ben hiç görmedim. Bazen olur da bir yanlış yaparsınız ve her şey tam tersine gider , her şeye sıfırdan başlarsınız ama bu alın yazısı silgi ile siliniyor mu ki sıfırdan olacak her şey?

Gecenin Karanlığı



 Geceleri bir başka güzeldir günler. Tüm ayrıntıları kapatır gecenin karanlığı. Ufak bir sis çöker gözlerimizin karanlık perdesine. Ayrıntılarda kaybolur gecenin sessizliğine sığınırız. Bir gece ansızın uyanırsın,çıktığın zaman dışarıya, hafif bir rüzgar yalar yüzünü. Ay ışığı vurulmuş, toprak kokuyor ve ince yağmur

Yazın Son Günü


Her insanın dinlenmeye ihtitiyacı vardır. Çoğu kişi bu dinlenme ihtiyacını yaz mevsiminde karşılar. Yapabileceğimiz onlarca şey önümüzde sıralanır ve biz sadece bunlardan birkaçını yapabiliriz. Zaten hepsini yapacak kadar da zamanınız olmaz

Hiçbir Şey Yapılamayacak Kadar Zor Değildir


Unutulmaktan mı korkuyordun? Başarısız olmaktan. Tek amacın vardı değil mi? Milyonlarca insan gelip geçti şu dünyada. Sadece birkaçı saygı ile anıldı. Birkaçı hatırlandı onların ve birkaçı sevildi. Tek istekleri vardı diğerlerinden farklı olmak ve başarı. Belki de bunu başarmak zordu ama pes etmediler. Önlerine bir amaç koydular. Tek görebildiği şeydi o. Biri rahat bir şekilde ve çevreyi tanıyarak geçirdi hayatını ve diğeri hedefinden şaşmadı. Tek istediği ise başarı ve saygıydı

Gölgem ve Ben



Beyaz sayfalara döküyordum birkaç yazı.Sadece aklımda anlam karmaşası olan sorulara cevap veriyordum ve buna halen devam ediyordum.Küçük sekiz köşeli bir oda ve bir pencere,odanın tavanında ne olduğu belli olmayan düşünceler.Onlar düşünce değil,hava kirliliği evet doğru söylüyordum.

Hayatın Çevresinde


Sürekli aynı seslerdi duyulan ve aynı havaydı tattığımız.Hayat hep aynıydı. Belki de biz öyle sanıyorduk.Berraktı baktığımız şeyler.Mutluydu insanlar.Güzel bir yaz havasıydı.Güneş her zamanki gibi tepede, gülümsüyordu.Herkesin yüzünde bir tebessüm.Parkta çocuklar oynuyor ve gülüşüyorlardı.

Saniyeler Kala


Zaman çok önemli değil midir?Saniyelerle doğar insanlar,saniyelerde ölür tüm canlılar.Bazen saniyelerle kurtuluruz ölümden.Ya da bir saniye bizim için bazen çok önemli olabilir.Zamanın önemini kavramak bu kadar zor olmasa gerek. Ne kadar zor olabilir ki zamanın her şeyden önemli olduğunu anlamak?

Acılara Tutunmak


Beton duvarlar arasında bir çiçek açtı.Yalnızdı, üşümüştü ve çelimsizdi.Gökyüzüne doğru yükseliyordu.Duvarlar onu anlamıyordu.Anlamazdı da.Çiçek tüm zorluğa rağmen büyüdü ve pes etmedi.Duvarlardan başka bir şey göremiyordu.Çünkü henüz çok küçüktü ve duvarların boyunu geçemediğinden çevresindeki dünyayı da

Ankara



Şimşekler çakarken üst üste,
Korkunun bize verdiği haz.
Yağmurlar yağarken hunharca,
Heyecanın bize kattığı tat.
Hayatın bize verdiği şans,
Korna seslerinin oluşturduğu ahenk,
Hayatın tanımıydı galiba.

İşte buydu Ankara.Sesli,gürültülü,hoş ve bir o kadar da huzur dolu bir ortam.Anı yakalamak ve anın tadını çıkarmak kadar da güzel bir şehirdi Ankara.

Ramazan


Ramazan geldi çattı nihayet.Gönüllerimiz bir,imanımız yoldaş oldu bu ayda.İslamı tanıdık,kendimizle yeniden buluştuk adeta

Ya Da


Bu mudur dünya sessiz ve sakin, huzurlu ve dingin, rahat ve apaydın ya da tam tersi miydi yoksa? Büyük bir yalan mıydı ya da gerçeğin ta kendisi mi? Yanlış mıydı bunlar ya da doğru?  İsyan mıydı bunlar ya da mutlu? Hüzün müydü bu ya da keder? Anlatılamaz mıydı yoksa anlatımın ta kendisi mi? Bilmek ya da unutmak bu kadar basit miydi? Hayatın tanımı ya da bilinmez bir kek tarifi... Oynamak kadar da eğlenmek miydi hayat yoksa kazanmanın ta kendisi mi? Belki de kelimeler anlamsız kalırdı bunun yanında ya da kelimelerin anlam kazandığı tek şeydi bu.

AĞLAMAKMIŞ



Ağlamakmış insanı rahatlatan duygu.
Ağlamakmış tüm dünyayı ayağa kaldıran hareket.
Ağlamakmış küçük çocuğun ellerini tutan hüzün.
Ağlamakmış insanı yakıp kavuran o acı.
Ağlamakmış kötü bir duygu.
Ağlamakmış tüm acıların en acısı.
Ağlamanın getirdiği yaşlarmış keder.
O yaşlarınız kurusun ve bir daha hiç akmasın. Barış ve huzur dolu bir dünya dileğiyle.

BİLGİNİN GETİRDİĞİ GÜÇ GÜCÜN GETİRDİĞİ BİLGİ


Uzaktaydım,derin bir karanlığın ve çukurun içinde.Çırpınıyordum ama çıkamıyordum ve asla çıkamayacağımı da biliyordum.Çıkmaya uğraştıkça daha da dibe gömülüyordum.Kafamda çok fazla soru vardı ve ben hiçbir şey