Featured Posts Slider

Image Slider

Siyah Sellere

 Coşkulu sokakları bırakıp rüzgara asıldım 

Bulut yağmur yağmur düştü üstüme 

Islandım diken diken saçların küstü yüzüme

Yaprak yaprak solmuşsa şimdi yaz

Kışı özlettirdik memlekete

Dağların zirvesinden eriyip gidercesine asıldım rüzgara

Şimdi küçük bir rüzgar fısıldasa küçümsenmeyi kabullenemeden

Bir daha fısıldasam sellere karışacaktım okyanusun ortasındayım 

Hani nerede o sel, nerede okyanus

Nerdeysen

10 Yıl Sonra Dünya

 Milliyetçilik akımı etkileri bitmiş ve vizesiz seyehatler her ülkede aktif hale gelmiş olacak. Tüketilen enerji miktarı aşırı arttığı için ve insan nüfusu da artacak yenilenebilir veya atom enerjisine dönecek dünya. Kağıt paradan dijitale dönülecek ve birçok sektör dijitalin esiri olmuş durumda olacak. Bütçelere göre yaşanacak ülkeler olacak. Arap Amerikalı Türk İranlı Afgan Azeri Fransız fark etmeksizin herkes aynı ülkelerde yaşayacak ama alt tabakaların yetişeceği mahalle ya da ülkeler inşa edilecek ve yapay ülke ve şehirler inşa edilmiş olacak. Okullar daha skolastik bir yapı gösterirken özgün düşünce aranır olacak. Ve para tam olarak zamanın bir karşılığı olacak. Bilgisayar telefon yerine kişisel asistanlar kullanılacak yani herkes kendine dijital bir yamak yapacak. Ayrıca doğru bilgiyi bulmak zor olduğu için okulların bir değeri kalmayıp yazılımcılar gibi doktor avukat vs de halktan okuldan bağımsız çıkacak. Savaşlar artık ülkeler arasından şirketler arası olacak ve işçi isyanları artmış olacak. Zengin fakir savaşları başlayacak. Ayrıca Kapitalist sistemin temelleri daha güçlendirilmiş hale geleceği için zengin olma yarışı saracak herkesi. Bazı fakir doğu elayetleri zengin şehirleri için merkez üs olacak oradaki fakirler taşınacak ve burada sadece lüks hayatlar olacak. Silikon vadisi gibi çeşitli mesleklerin toplanma yerleri ayrıca dünyadan kapalı bilgi depo merkezleri olacak. Fikirleri edinmek dahi parayla olacak. Zaman millet savaşından din savaşından bilgi savaşına dönecek ve Din dil ırkın önemi bitecek.

Bir Gün Böyle

 


Bir mutluluğa bin adım öfke

Söylese koşacak otobandan öyle

Saçlarından sallanan salıncak belki

Dökülecek alnından senle

Bir deli olacak konuşacak sanki

Tesadüfler engebesinden çöle

Mutluluk denilen kahpe vuracak ensesinden cezaya müteşekkir

Tebessümü beslemeden dünyaya önce

Yağmur mırıldanacak damlalarıyla gölgeler arasından

Silüetler dönecek güneşsiz manzaraların

Bir kadınla bir erkek manzarasında

Atılacak cennetten uçan kuşun

Sanki son gün gibi ninni havasında

Kabul ederek her şeyi şerre

Ölmek yaşamaktan ardından ve sonra

Şerre giden her yaşam şerref