Featured Posts Slider

Image Slider

Bu Yıl Beğendiğim 5 Kitap


John Green İlk Aşk 


John Green'in 2006 yılında çıkardığı bu kitap, aşktan çok biraz da fonksiyonu anlatıyor. Bir karakter gözünden anlatılan kitap, dahi bir çocuğun aşk hayatını anlatıyor. Çocuk aşk fonksiyonu çizmeye çalışıyor. Ve çocuğun aşk hayatındaki başarısız denemelerini
görüyoruz kitapta.

Öğrenci Kimdir?


   Durgun bir hayatta yorgun bir maratonun koşucularıyız. Her gün aynı sonun farklı bakış açılarıyla gelmesini bekliyoruz. Bir dağınıklık edasıyla dalgaların yüze vurmasını özlüyoruz. Sıramızda silgi yumaklarının oluşturduğu müzeler bizi farklı alemlere sürüklüyor. 0.7 uçlu kalemlerin çıkardığı sesler ve öğretmenlerin mırıldandığı gürültüler var çevremizde. Artık bir okul olmak istiyoruz, öğrenci değil.

    Biz kimiz? Biz sadece bir öğrenci miyiz? Yelkenlerin cümleler gibi titrediği, yüreklerden ışıltılar saçan bir gemidir denizde öğrenci. Kalemler sahile çarpar. Tahtada defterlerin kirli yüzü, utangaç defterler gülümser yüzümüze. Saçma insanların üstümüze çullandığı sıralar kalbimize teneffüsler gibi uğrarlar. Bir selamla üç beş sınavın tarihini gözleriz. Hayatın sonunu da öğrenci olarak bitireceğiz.

   Hayat öğrencileriyiz. Hayat gibi büyük bir okul var önümüzde. Kendimizi kaybederiz kimi zaman bu okulda. Kendinizi kaybetmediyseniz siz öğrenci olamazsınız. Vurgun yemediyseniz baskılardan, zincirleri koparırcasına haykırmadıysanız siz öğrenci olamazsınız. Öğrenci insandır. Her insan bir öğrencidir. Öğrenci olmadıysanız insan da olamazsınız.

Küçük Adam


Dinle küçük adam.
Kollarını taşımak istemiyorsun.
Boşlukta sürükleniyorsun.
En acı dolu an, bir yer kaplaman gerektiğini düşündüğün an.
Sevgin yok, yoksul çocuk.
Mutluluk fışkırmış damarlarından.
Gövden bir ateş topu.
Yelkenler fora.
Tüm sınırları yıkmalısın.
Kendini aldatmalısın.
İçme vakti geldi.
Yelkenler sürüldü.
Sen kaldın,
Öldüğümde ben.
Nefes al.
Ver, acı çekme.
Yürümeye devam et.
Şimdi koş.
Bırak, kolların yanında sallansın.
Bir gün çökeceksin.
Kocaman bir boşluktasın.
Onca şeyin kapladığı yeri görünce,
Bir şimşek çakıyor.
Bedenine fırtına vuruyor.
Yağan yağmur sensin.
Gökyüzünden inen sensin.

Blog Nedir?

Blog, web ve log kelimelerinin birleşiminden meydana gelmiştir. Türkçe karşılığı ise web günlüğü olarak isimlendirilmektedir.

5 Altmış Treni


Gözlerim satırlara sığmadı.
Yaşlar mürekkepten korktu ve yazmadı artık ucu sivri hatlarıyla derdi kapalı olan tehlikeli yargıları.
Yakamoz parıltısıyla ışıldadı suya,
Sonra yargılamaya karar verdi, gördüğü kadarını sudaki parıltılardan.

Ağzım kalbimle sustu.
Ben hepsiyle gömüldüm satır aralarına.
Satırlar gibi keskin bakışlar küçüldü.
Ben büyüdüm yıllar sonra.
Sığmam bu 5 altmış trenine.
Gözlerim de sıkışır kalır yorgunluklarıyla.
Ağrılarım bileğimdeki fenalıklar ordusunun düşüp incinmesiyle korkulaşır.
Ağlarım.
Gözlerim sığmaz şiirlere.
Kaçarım o vakit.

Etnografya Müzesi



Etnografya Müzesi Ankara'nın Namazgah adı ile anılan semtinde, Müslüman mezarlığı olan tepede kurulmuştur. Anılan tepe, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce 15 Kasım 1925 tarihinde müze yapılmıştır.
Satın alınan 1250 adet eser, 1927 yılında inşası tamamlanan müzede teşhir edilmiştir. Müze müdürlüğüne de Hamit Zübeyr Koşay atanmıştır. Müze 18.07.1930'da halka açılmıştır. 1938 Kasım ayında müzenin iç avlusu, geçici kabir olarak ayrılıncaya kadar açık kalmıştır.

Lan Ne Demek?

Her gün aktif olarak kullandığımız Lan kelimesi nereden geliyor hiç düşündünüz mü? Siz kullanmak istemeseniz de çevredeki birçok insanın kullandığı Lan kelimesi oğul kökünden geliyor. Bazılarına

Grafiti Nedir?




Ahmet Sedat Tünay İstanbul'un en özel ressamlarından biri ve 2005'ten beri İstanbul'un duvarlarını boyuyor. Onun çalışmaları şehrin tüm duvarlarını kaplıyor.
2000'lerin başında çocukluğundan ve grafiti ile ilk karşılaşmasından beri boyamaya ve çizmeye ilgi duyuyor.
Anadolu Ajansı ile yaptığı röportajında Tünay'ın özellikle grafitiyi sevmesinin nedeni kurallarının olmamasıymış.
'' Ben grafitiyi seviyorum çünkü kendi kurallarımı kendim koyuyorum. Şehrin duvarlarını boyamaya 2005'te başladım.Duvarlarda çalışmaya başlamadan önce sahipleriyle konuşup onların izinlerini alıyorum.'' dedi.

Blogum 1 Yaşında


Herkesin Zafer Bayramı kutlu olsun. Hürriyet içinde yazabilmek çok güzel. Aradan 1 sene geçti. Yine Zafer Bayramı ve yine mutlu, huzurlu bir sabaha gözlerimi açtım. Duygularımı açıkça ilk defa bu blogda paylaştım. Edebiyatın güzelliğiyle ilk defa burada karşılaştım. Hep heyecanla izledim birilerinin yazımı okumasını. Hayata umut dolu bakmamı sağladı bu blog. Daha önceleri yalın düşünürdüm yani 1+1 = 2 gibi mesela ama şimdi ise 2 'nin her zaman 1+1 den oluşmadığını biliyorum. İnsanlar büyüyor, gelişiyor ve daha çok paylaşma isteği duyuyor. Paylaşım sitelerinin sayısı artıyor ve yazılarını rahatça paylaşabilecek özgür insanlardan oluşuyor dünya. Paylaşmak yalnızlığın yok oluşunu izlemektir. Paylaşmak çoğalmaktır. Paylaşmak mutlu olmaktır. Yazıyorum bugün de. Yine yazacağım. Yazdıkça mürekkebimin çoğalacağını biliyorum. İnsanlar doğdukları gün yazdı. Şimdi neden öldüğümüz gün yazmayalım ki? Yaşanılanlara değer verin. Anılar paylaştıkça çoğalır. Paylaşımlara değer katan takiplerdir. Blogumu takip etmeyi unutmayın. 

Cuma Mesajları

EN GÜZEL 2017 CUMA MESAJLARI

Allah'ım İslama ve müslümanlara yardım et. Onları kötü kullarının yanında değil,  iyi ve bağışlamış kullarının yanında nasip eyle şüphesiz sen işiten ve duaları kabul edensin. Duamızı kabul et. Amin, cumanız mübarek olsun.