Featured Posts Slider

Image Slider

HOTEL ODASI


 HOTEL ODASI
Özgürlüğü sığdırdım kutusuna.
Bir kelebeğin kanatlarının cızırtısı seviyor.
Dirim dirim parlıyor ıslatmaya korktuğum,
Tepelerden kayarak geliyor.
Ot üslerinden, sağanağa konmuş.
Baca tüten tüm çatılarda,
Üstünü
Dudaklarım titriyor.
Soğumuş ağzımdan donuk gülümsemeler.
Çıkar.
Sözlerin!
Ne güzel, diyorum; şu apartman lambasında,
Ölme yanılgısı var, baş kaldırma.
Ama kalem içleri değiştirmek var hep.
Donarsın dediğim kelebek,
Yaşar, ne yazık, sanmıştım.
Kahveler, oda içlerinin yatak üstlerine kıvrıldığı noktalarda.
Koyu bir at beliriyor.
Saçları sarıslak
Cılız bir at bu- besbelli cılız.
Çivisi sağlam olsa hatta demirlerinin, şu kumlarının sıcağına dayanma,
Demircinin gözleri iyi görüyor olsa,
Şu çöl hatırası kumlara,
Kimse yok demirden bir tabela yapacak.
Yağmur yağıyor.
Nemler dolaşıyor kuytularda oyuntuların
Burnumun iki yanı hep tuz gören odalar- Rutubetli-
Kendime, soyuver onları altlarında anlam ara diyorum.
Kalk diyorum içimden.
Altın sarı dalgalı cam fanuslarda çiçekler biten.
Mürekkep değiştirme vakti.
Ne güzel.
Musa Samet Önlü

Kimmiş Bu Adam

Selamlaşmalara veya geçiştirmelerle sığlaştırılmış tahammül etmeler, “İnsan çiğ et idi, tek kabuktu,
güneş onu pişirdi.” deyişindeki kabuklar gibi soyulup aranızda görece daha samimi, yer yer titreşip
kendini görünür kılan bağ, gözlerindeki parıltıyı ve düşünce gücünü görmenizi biraz olsun
kolaylaştırabilir.
Farklı düşünür, düşünmek için düşünür ve söz oyunları kurar. İyi ki de bunları yapar.
 Siyah saçları, beynine dolmuş düşüncelere çeki düzen vermek istercesine düzdür.
Musa Samet Önlü

Merdivenler



Yürüsem de gözlerim kapalı, bir çıkmaz sokakta gibiyim bazen.
Yalnız bir bebek gibiyim sokak ortasında sorulmayan duvarlara.
Yorulmaya değmeyen bir merdivenin başında bekleyip duruyorum.
Gözlerimi kapatmasalar gözyaşlarımı döktüğüm ak mendile.

Bir bardak kırılsa benden soracaklar hesabını.
Su içmek için kullanılır güneş altında ışıldayan bardaklar.
Bana bir su dahi vermezler art arda sıralanan merdivenlerde.

Sayfalar dönüp duruyor pencereden esen rüzgara karşı.
Bir pencere oluyor kaldırımın önündeki merdivenler.
Basamaklar dönüp duruyor bir kitabın kapakları arasındaki yapraklar gibi.
Yorulmaya değmeyen bir merdivenin ortasında vazgeçesim var bu günlerde.
Gözlerimi kapatsalar saatlerimi harcadığım merdivenlere.